MİLLİ EĞİTİM DERGİSİ

Sayı 150

Mart, Nisan, Mayıs 2001


Hizmet İçi Eğitim Programlarının Değerlendirilmesi

 

 

Doç. Dr. Halil İbrahim Yalın (*)

“Son otuz yılda önceki 5,000 yılda üretilenden daha fazla bilgi üretilmiştir.

Dünyada her gün yaklaşık 1,000 kitap yayınlanmakta,

mevcut yazılı bilgiler toplamı her sekiz yılda ikiye katlanmaktadır.”

Peter Large

 

Mevcut bilgi birikiminin katlanarak arttığı günümüzde, bireylerin, bilgi ve teknolojideki gelişmelere bağlı olarak toplumun kültürel, sosyal ve ekonomik yapısında meydana gelen değişme ve gelişmelere uyum sağlayabilmeleri ancak, yaşam boyu eğitim görmeleri ile mümkündür.

Yaşam boyu eğitimin bir gereği olarak hizmetiçi eğitim, çalışanlara mesleklerinde daha başarılı, üretici ve mutlu olmasını sağlayacak bilgi, beceri ve tutumlar kazandırmayı amaçlamaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın merkez ve taşra teşkilatlarında büyük çoğunluğu öğretmen olmak üzere 500.000’den fazla personel görev yapmaktadır. Ülkemizde her yıl yüz bin dolayında bakanlık personeli hizmetiçi eğitimden geçirilmektedir. Bu durum, yürütülmekte olan hizmetiçi eğitim faaliyetlerinin en azından nicelik açısından yeterli olmadığını ortaya koymaktadır.

Hizmetiçi eğitim, personelin hizmetiçi eğitim ihtiyaçlarını belirleme, bu ihtiyaçlara uygun programlar geliştirme, bu programları planlama, uygulama ve değerlendirme gibi kapsamlı bir çalışmayı içermektedir. Eğitim programlarının değerlendirilmesi iki amaç için yapılır: Programın etkililiğini belirlemek ve programın daha etkili hale getirilebilmesine yönelik öneriler geliştirmek için gerekli verileri elde etmek. Milli Eğitim Bakanlığı, Hizmetiçi Eğitim Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülmekte olan hizmetiçi eğitim etkinliklerinin etkililiği konusunda yapılan araştırmalarda, uygulanan hizmetiçi eğitim programlarının yeterli ve etkili olmadığı (1, 2); hizmetiçi eğitim etkinliklerinin planlanmasında eğitim ihtiyacı belirleme çalışmalarının hiç yapılmadığı ya da yapılan çalışmaların ihtiyaç belirleme sürecinde kullanılan bilimsel yöntemlere dayandırılmadığı tespit edilmiştir (3, 4, 5). Ancak, son yıllarda hizmetiçi eğitim programlarının etkililiği konusunda bir çalışmanın yapılmamış olması, bu konuda bir araştırma yapılmasını gerektirmiştir.

Bu çalışmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı personelinin mesleki bilgi, beceri, tutum ve başarısını geliştirmek ya da bir üst göreve hazırlamak amacıyla Hizmetiçi Eğitim Dairesi Başkanlığı’nca düzenlenen hizmetiçi eğitim programlarının etkililiğini belirlemek ve bu konuda geliştirici önerilerde bulunmaktır.

Bu araştırmanın evrenini, M.E.B. Hizmetiçi Eğitim Dairesi Başkanlığının açtığı programlara katılan öğretmen ve yöneticiler oluşturmaktadır. M.E.B. Hizmetiçi Eğitim Dairesi Başkanlığının 1997 yılında açtığı yaklaşık 500 program arasından tesadüfi örneklem yoluyla seçilen 15 programa katılan toplam 493 personel örnekleme alınmıştır.

Bu çalışmada, hizmetiçi eğitim programlarının etkililiğine yönelik veriler, bir anketle toplanmıştır. Ankette, kursiyerlerden katıldıkları programın öğretme-öğrenme süreci ve organizasyonuna ilişkin görüşlerini isteyen toplam 31 madde yer almıştır. Araştırmaya katılanlardan, her bir maddeyi beş dereceli bir ölçekte (1 = kesinlikle hayır, 2 = çok az, 3 = kısmen, 4 = oldukça ve 5 = kesinlikle evet) değerlendirmeleri istenmiştir. Ankette ayrıca, kursiyerlerden katıldıkları programın genel kalitesini verilen beş seçenekten (zayıf, vasat, orta, iyi, çok iyi) birini işaretleyerek değerlendirmeleri; genel olarak programın üstün ve zayıf yanlarını belirtmeleri ve programın iyileştirilmesi için varsa önerilerini yazmaları istenmiştir.

Bulgular ve Yorumlar

1. Kursiyerlerle İlgili Kişisel Bilgiler

Kursiyerlere ilişkin mesleki bilgilerin frekans ve yüzde dağılımları Tablo 1’de verilmiştir. Tablo 1’e göre, örneklemi oluşturan kursiyerlerin % 46.5’i öğretmen; % 27’si okul yöneticisi, % 9.1’i müfettiş, % 7.9’u milli eğitim müdür ya da yardımcısı ve % 4.3’ü de şube müdürü olarak görev yapmaktadır.

 

Tablo 1:KursiyerlerinGörevlerine Göre Dağılımı

 

GOREVI

Frekans

Yüzde

Öğretmen

229

46.5

Okul Yöneticisi

133

27.0

Müfettiş

  45

  9.1

Milli Eğitim Mdr. & Yrd.

 39

 7.9

Şube Müdürü

 21

 4.3

Boş bırakılan

 26

  5.3

Toplam

      493

     100.0

 

2. Kursiyerlerin Hizmetiçi Eğitim Programlarının Etkililiği Konusundaki Görüşleri

Kursiyerlerin hizmetiçi eğitim programlarının etkililiğine ilişkin görüşleri üç grupta toplanarak incelenmiştir. Bunlar: Öğretme-öğrenme süreçleri, program organizasyonu ile genel görüş ve öneriler.

A. Öğretme-Öğrenme Süreçleri

1. Amaçlar: Hizmetiçi eğitimin amacı, bireylere mesleklerinde daha başarılı olmalarını sağlayacak gerekli bilgi, beceri ve tutumlar kazandırmaktır. Hizmetiçi eğitimin başarısı, program amaçlarının programa katılanların eğitim ihtiyaçlarına yönelik ve bu amaçların bireylere en etkili yöntem ve araçlarla kazandırılmasına bağlıdır. Diğer yandan, program amaçlarının program başlangıcında ilgili programa katılanlar tarafından açıklıkla bilinmesi gerekmektedir. Bu, katılımcıların öğretim sonunda neleri, niçin kazanmış olacaklarını bilmeleri, derslere motive olmaları ve katıldıkları programı ona göre değerlendirmeleri açısından oldukça önemlidir.

Tablo 2, örnekleme giren personelin katıldıkları programın amaçları ve bu amaçlarla eğitim ihtiyaçları ve öğretim faaliyetleri arasındaki tutarlılığa yönelik görüşlerini vermektedir.

 

Tablo 2: Amaçlar, Eğitim İhtiyaçları ve Öğretim Faaliyetleri Arasındaki Tutarlılığa İlişkin Görüşler

 

Seçenekler

Kesinlikle Hayır

Çok Az

Kısmen

Oldukça

Kesinlikle Evet

Toplam

 

X

SS

Maddeler

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

1. Program başlangıcında, programın amaçlan size iletildi mi?

57

11.7

59

12.1

106

21.7

91

18.6

176

36.0

489

100

3.55

1.38

2.Program amaçlan eğitim ihtiyaçlarınıza yönelik miydi?

21

4.3

49

10.0

88

18.0

139

28.5

191

39.1

488

100

3.88

1.16

3.Öğretim faaliyetleri program amaçlan ile tutarlı mıydı?

35

7.3

37

7.8

79

16.6

160

33.5

166

34.8

477

100

3.81

1.20

5.Program sırasında kazandırılan bilgi ve becerilerin eğitim ihtiyaçlarınızla ne derece ilgili olduğu size soruldu mu?

98

20.6

68

14.3

92

19.4

118

24.8

99

20.8

475

100

3.11

1.43

9. Program konulan ihtiyaç duyduğunuz kapsamda işlendi mi?

22

4.6

52

10.9

91

19.2

147

30.9

163

34.3

475

100

3.79

1.16

 

Tablo 3’teki veriler analiz edildiğinde, kursiyerlerin yarısından fazlası (% 54.6) program başında program amaçlarının kendilerine yeterli düzeyde (oldukça ve kesinlikle evet) iletildiğini;  % 33.8’i  kısmen ya da çok az iletildiğini; % 11.7’si ise, program amaçlarından kesinlikle haberdar edilmediklerini belirtmişlerdir.

 

Tablo 3: Öğretim Yöntem ve Tekniklerine İlişkin Görüşler

 

Seçenekler

Kesinlikle Hayır

Çok Az

Kısmen

Oldukça

Kesinlikle Evet

Toplam

--

X

 

SS

Maddder

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

6. Program ve konuların amaçlarına uygun öğretim yöntem ve teknikleri kullanıldı mı?

21

4.6

50

11.0

79

17.4

178

39.1

127

27.9

455

100

3.75

1.12

 

 

Program amaçlarının eğitim ihtiyaçlarına yönelik olup olmadığı sorulduğunda, kursiyerlerin 67.6’sı “çoğunlukla” ve “kesinlikle evet” cevaplarını vermişlerdir. Kursiyerlerin  dörtte birinden az fazlası (% 28) katıldıkları programın eğitim ihtiyaçlarına “çok az” ya da “kısmen” yönelik, % 4.3’ü ise, programla eğitim ihtiyaçları arasında hiçbir ilişkinin olmadığını belirtmişlerdir.

Kursiyerlerin “Program amaçları eğitim ihtiyaçlarınıza yönelik miydi?” sorusuna verdikleri cevaplar ile benzer başka bir anket sorusuna “Program konuları ihtiyaç duyduğunuz kapsamda işlendi mi?” verdikleri cevaplar arasında oldukça yüksek bir tutarlılık gözlenmektedir. Benzer şekilde, kursiyerlerin % 65.2’si program konularının genellikle (oldukça, kesinlikle evet) ihtiyaç duydukları kapsamda işlendiğini belirtirken; % 30.1’i konuların kısmen ya da çok az ihtiyaç duydukları kapsamda işlendiğini belirtmişlerdir. Konuların ihtiyaç duydukları kapsamda işlenmediğini söyleyenlerin yüzdesi ise sadece 4.6’dır.

Program amaç ve konuları ile eğitim ihtiyaçları arasındaki ilişkiyi değerlendiren maddelerden elde edilen sonuçlar, aslında, kursiyerlerin programlara katılma biçimleri ile izah edilebilir. Hizmetiçi eğitim programları Bakanlığa bağlı birimlerin tekliflerine bağlı olarak açılmaktadır. Açılan programlara katılan kursiyerler, genelde programı öneren birimler tarafından programa başvuranlar arasından seçilmektedir. Dolayısıyla, açılan programlar ne kadar yararlı ve gerekli olursa olsun, programa katılanların eğitim ihtiyaçları önceden saptanmadığından, program amaç ve içeriklerinin programa katılanların tam olarak eğitim ihtiyaçlarına yönelik olmaması da normaldir.

Ancak, kursiyerlerin eğitim ihtiyaçlarını gidermek amacıyla düzenlenen ve yürütülen hizmetiçi eğitim etkinliklerinin gerçekten bu ihtiyaçlarla tutarlı olarak yürütülüp yürütülmediğinin program sırasında belirlenmesi ve buna dayalı olarak gerekli düzenlemelerin yapılması ayrıca önem taşımaktadır. Halbuki, kursiyerlerin % 20.6’sı program sırasında kazandırılan bilgi ve becerilerin eğitim ihtiyaçları ile tutarlı olup olmadığının kendilerine kesinlikle sorulmadığını; % 14.3’ü ise çok az sorulduğunu belirtmişlerdir. Bu konudaki görüşlerinin kısmen ya da yeterince sorulduğunu belirtenlerin % 11.1’i, bu görüşlerinin kesinlikle dikkate alınmadığını; % 8.8’i ise, çok az dikkate alındığını belirtmişlerdir.

Öğretim faaliyetleri ile program amaçları arasındaki tutarlılık incelendiğinde, kursiyerlerin % 34.8’i kesinlikle; % 33.5’i oldukça; % 16.6’sı kısmen; % 7.8’i de çok az tutarlı olduğunu söylemişlerdir. Öğretim faaliyetleri ile program amaçları arasında kesinlikle tutarlılık olmadığını belirtenlerin yüzdesi ise 7.3’tür.

2. Yöntemler: Tablo 3,  kursiyerlerin derslerde kullanılan öğretim yöntem ve tekniklerini katıldıkları program ve konuların amaçlarına ne ölçüde uygun bulduklarını göstermektedir. Tabloya göre, kullanılan öğretim yöntem ve tekniklerini program ve konuların amaçlarına “oldukça” ve “kesinlikle” uygun bulanların yüzdesi 67, “çok az” ve “kısmen” uygun bulanların yüzdesi ise 28.4’tür. Kursiyerlerin çok azı ( % 4.6) ise, kullanılan öğretim yöntem ve tekniklerinin program ve konuların amaçlarına kesinlikle uygun olmadığını belirtmişlerdir.

Ankette ayrıca, kullanılan öğretim yöntem ve tekniklerini kesinlikle yetersiz bulanlar ile çok az ve kısmen yeterli bulanların, bu yöndeki görüşlerinin nedenlerini belirtmeleri istenmiştir. Kursiyerler derslerde öğretim elemanlarının genellikle düz anlatım, zaman zaman da soru-cevap yöntemlerini kullandıklarını, bu nedenle kendilerinin derslere fazla katılamadıklarını belirtmişlerdir. Kursiyerlerden bazıları ise, sınıfların kalabalık olması ve gerekli araç-gereçlerin olmamasından dolayı, öğretim elemanlarının düz anlatım gibi klasik yöntemleri kullanmak zorunda kaldıklarını ifade etmişlerdir. Kursiyerler, kendilerinin derste etkin olarak rol alabilecekleri grup çalışmaları, uygulama faaliyetleri, tartışma türü etkinlikler ile konuların araç-gereçler kullanılarak daha zengin ve zevkli hale getirilmeleri gerektiğini belirtmişlerdir. 

3. Öğretim araç-gereçleri: Tablo 4, kursiyerlerin programın etkililiğini artırmaya yönelik konu ve amaçlara uygun araç-gereç kullanılıp kullanılmadığı ve kendilerine konularla ilgili yazılı materyallerin sağlanıp sağlanmadığına ilişkin görüşlerini göstermektedir.

 

Tablo 4: Araç-Gereçlere Yönelik Görüşler

 

Seçenekler

Kesinlikle Hayır

Çok Az

Kısmen

Oldukça

Kesinlikle Evet

Toplam

X

SS

Maddeler

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

7. Programın etkililiğini artırmak için konu ve amaçlara uygun araç-gereç kullanıldı mı?

184

38.3

61

12.7

47

9.8

75

15.6

113

23.5

480

100

2.73

1.64

8. Öğrenim faaliyetleri sırasında konularla ilgili gerekli materyaller (ders nodan,vb.) verildi mi?

  59

12.9

75

16.4

84

18.4

88

19.3

150

32.9

456

100

3.43

1.42

• Eğer cevabınız 3,4 veya 5 ise, verilen materyallerin tasarımı, anlaşılırlığı ve veriliş zamanı uygun muydu?

  20

5.7

32

9.2

70

20.1

94

27.0

131

37.6

348

100

3.84

1.26

 

 

Tablo 4’te görüldüğü gibi, kursiyerlerin yaklaşık beşte ikisi (% 38.3) kesinlikle konu ve amaçlara uygun araç-gereç kullanılmadığını belirtirken, % 39.1’i yeterli düzeyde (“oldukça” ve “kesinlikle”) ve % 22.5’i de “çok az” ve “kısmen” konu ve amaçlara uygun araç-gereç kullanıldığını belirtmiştir.

Diğer taraftan, kursiyerlerin % 87.1’i kendilerine konularla ilgili yazılı materyal sağlandığını belirtirken, bu kursiyerlerin % 34.8’i sağlanan materyalleri çok az ya da kısmen yeterli bulmuşlardır. Sağlanan materyallerin tasarım, anlaşılırlık ve veriliş zamanının uygun olup olmadığı sorulduğunda, kursiyerlerin büyük bir çoğunluğu  (% 84.4) “kısmen”, “oldukça” ya da “kesinlikle evet” şeklinde cevap vermişlerdir.

4. Paylaşma fırsatı: Kursiyerlerin program öncesinde sahip oldukları ve program sırasında kazandıkları bilgi ve tecrübelerini birbirleri ile paylaştıkları ve program sırasında birbirine yardım ettikleri uygulamaları içeren hizmetiçi eğitim amaçlarının gerçekleşme ihtimali aksi duruma göre daha fazladır(6). Tablo 5, kursiyerlerin kendilerine önceden sahip oldukları ya da program sırasında kazandıkları bilgi ve becerileri diğer katılımcılarla paylaşma fırsatı verilme durumunu göstermektedir.

 

Tablo 5: Bilgi ve Tecrübelerin Paylaşımına Yönelik Görüşler

 

Seçenekler

Kesinlikle Hayır

Çok Az

Kısmen

Oldukça

Kesinlikle Evet

Toplam

X

SS

Maddeler

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

13. Program esnasında programdan önce sahip olduğunuz bilgi ve tecrübelerinizi diğer katılımcılarla tartışma ve paylaşma imkanı verildi mi?

38

7.9

49

10.2

90

18.7

150

31.1

155

32.2

482

100

3.70

1.24

14. Program esnasında edindiğiniz bilgi ve tecrübelerinizi diğer katılımcılarla tanışma ve paylaşma imkanı verildi mi?

31

6.5

54

11.3

87

18.3

150

31.5

154

32.4

476

100

3.72

1.21

 

 

Tablo 5’de de görüldüğü gibi, kursiyerlerin % 92.1’i kendilerine program esnasında programdan önce sahip oldukları bilgi ve tecrübelerini diğer kursiyerlerle tartışma ve paylaşma fırsatı verildiğini belirtirken, % 36.8’i verilen imkanı yetersiz bulmuşlardır.

Kursiyerlerin bu maddeye verdikleri cevaplar ile “program esnasında edindiğiniz bilgi ve tecrübelerinizi diğer katılımcılarla tartışma ve paylaşma imkanı verildi mi?” sorusuna verdikleri cevaplar arasında oldukça yüksek bir tutarlılık gözlenmektedir. Benzer şekilde, kursiyerlerin % 93.5’i kendilerine program esnasında kazandıkları bilgi ve tecrübelerini diğer kursiyerlerle tartışma ve paylaşma fırsatı verildiğini belirtirken, bunlardan % 29.6’sı verilen imkanı çok az ya da kısmen yeterli bulmuşlardır. Kursiyerlerin % 6.5’i ise, bu fırsatın kendilerine hiç tanınmadığını söylemiştir.

Aslında bu etkinlik, kullanılan öğretim yöntem ve teknikleri ile doğrudan ilişkilidir. Nitekim, Tablo 4’te özetlenen, kursiyerlerin katıldıkları programın amaçları ve içeriği ile kullanılan öğretim yöntem ve teknikleri arasındaki uyuma yönelik soruya verdikleri cevap ile yukarıdaki iki maddeye verdikleri cevap arasında oldukça yüksek bir benzerlik bulunmaktadır. Dolayısıyla, kursiyerlerin Tablo 4’teki soruya verdikleri cevaplara ilişkin gerekçelerinin bu iki madde içinde geçerli olduğu söylenebilir.

5. Uygulama ve geri bildirim: Etkili bir öğretimin en önemli unsurlarından biri öğrenilenlerin uygulanmasıdır. Uygulama, öğrencilere öğrenme sürecine aktif olarak katılma, öğrenme eksiklik ve yanlışlıklarını görme ve düzeltme imkanı sağlar. Uygulama, aynı zamanda, öğrenilenlerin hatırlanmasını kolaylaştırır. Kısaca, öğretim öğrenilenleri uygulama fırsatı verilmediğinde daha az etkilidir.

Öğrenenler sadece öğrendiklerini uygulamakla kalmamalı, kendilerine davranışları hakkında geri bildirim verilmelidir. Öğrenenlerin ne zaman doğru ve ne zaman yanlış yaptıklarını bilmesi, onların bundan sonraki denemelerde yanlışlarını düzeltmesine ve daha dikkatli olmalarına yardım eder.

 

Tablo 6: Uygulama ve Geri Bildirime Yönelik Görüşler

 

Seçenekler

Kesinlikle Hayır

Çok Az

Kısmen

Oldukça

Kesinlikle Evet

Toplam

X

SS

Maddeler

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

11. Öğrendiklerinizi uygulama (yapma, gösterme, vb.) imkanı verildi mi?

54

11.9

58

12.7

82

18.0

120

26.4

141

31.0

455

100

3.52

1.36

• Eğer cevabınız 3,4 veya 5 ise, uygun geri bildirim sağlandı mı?

13

3.9

21

6.3

79

23.7

106

31.8

114

34.2

333

100

3.86

1.08

 

 

Tablo 6 , kursiyerlere öğrendiklerini ne derece uygulama imkanı verildiğini göstermektedir. Tabloya göre, kursiyerlerin yaklaşık beşte dördü (% 78.1), derslerde kendilerine öğrendiklerini uygulama fırsatı verildiğini, ancak bunların % 20.7’si yapılan uygulamaları yeterli bulmadıklarını (çok az ve kısmen) belirtmişlerdir. Programa katılanların yüzde 11.9’u ise, derslerde kesinlikle uygulama etkinliklerine yer verilmediğini belirtmişlerdir.

Aynı tablo, kursiyerlere uygulamaları sonunda geri bildirim verilip verilmediğine yönelik görüşlerini yansıtmaktadır. Tabloya göre, öğrendiklerini uygulama imkanı verilen kursiyerlerin yaklaşık tamamına yakını (% 96.1) uygulama sonunda kendilerine uygulama sonuçları hakkında geri bildirim sağlandığını, ancak bunların % 30’u sağlanan geri bildirimin yeterli olmadığını belirtmişlerdir.

Hizmetiçi eğitim var olan bir problemi çözmek (ihtiyaçları gidermek) için yapılır. Bu nedenle hizmetiçi eğitim faaliyetleri ihtiyaçlar olarak tespit edilen bu problemlerin çözümüne yönelik olarak organize edilmeli ve programa katılanlara, kazandıkları bilgi ve becerileri uygulamada karşılaştıkları ya da karşılaşabilecekleri problemlerin çözümünde nasıl kullanabilecekleri konusunda rehberlik sağlamalıdır.

Tablo 7, kursiyerlerin öğrendikleri bilgi ve becerileri nerede ve nasıl kullanabilecekleri ile var olan ya da olabilecek problemlerin çözümünde nasıl kullanabileceklerine yönelik kendilerine ne derece rehberlik sağlandığını göstermektedir.

 

 

Tablo 7: Öğrenmede Rehberlik Sağlanmasına Yönelik Görüşler

 

Seçenekler

Kesinlikle Hayır

Çok Az

Kısmen

Oldukça

Kesinlikle Evet

Toplam

X

SS

Maddeler

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

23. Bu programda edindiğiniz bilgi ve becerileri nerelerde ve nasıl uygulayabileceğiniz gösterildi mi?

51

10.9

38

8.1

78

16.7

126

26.9

175

37.4

468

100

3.72

1.33

24. Bu programda edindiğiniz bilgi ve becerilene dayalı olarak uygulamalarda ortaya çıkabilecek problemleri nasıl çözebileceğinize ilişkin yol gösterildi/açıklandı mı?

47

9.9

36

7.6

82

17.3

132

27.9

176

37.2

473

100

3.75

1.30

 

Tabloda görüldüğü gibi, kursiyerlerin büyük bir çoğunluğu (% 89.1) programda edindikleri bilgi ve becerileri nerede ve nasıl kullanabileceklerinin kendilerine gösterildiğini belirtmiş, ancak, grubun % 24.8’i bunu yetersiz (çok az ve kısmen) bulmuştur. Yaklaşık aynı amaca hizmet eden bir başka soruya kursiyerler yaklaşık benzer cevaplar vermişlerdir. Diğer bir ifadeyle, kursiyerlerin büyük bir çoğunluğu (% 90.1) programda edindikleri bilgi ve becerilerle uygulamalarda ortaya çıkabilecek problemleri nasıl çözebileceklerine yönelik yol gösterildiğini belirtmiş, fakat grubun 23.9’u bu rehberliği yetersiz (“çok az”/”kısmen”) bulmuştur.

6. Motivasyon: Öğretim faaliyetlerinin başarısını etkileyen bir diğer önemli faktör ise, öğrenenlerin eğitim faaliyetlerine karşı motive edilmesidir. Tablo 8, kursiyerlerin program boyunca eğitim faaliyetlerine karşı gerekli motivasyonlarının ne düzeyde sağlandığına yönelik görüşlerini göstermektedir. Tabloya göre, kursiyerlerin yaklaşık üçte ikisi (% 59.5) kendilerinin eğitim faaliyetlerine karşı motivasyonlarının yeterince (oldukça ve kesinlikle evet) sağlandığını belirtirken, gerekli motivasyonun çok az ve kısmen sağlandığını belirtenlerin yüzdesi ise 25.1’dir. Geri kalan % 15.4’lük bir grup ise, eğitim faaliyetlerine karşı gerekli motivasyonun kesinlikle sağlanmadığını belirtmişlerdir.

 

Tablo 8: Motivasyona Yönelik Görüşler

 

Seçenekler

Kesinlikle Hayır

Çok Az

Kısmen

Oldukça

Kesinlikle Evet

Toplam

X

SS

Maddder

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

15. Program boyunca eğitim faaliyetlerine karşı gerekli motivasyon sağlandı mı?

31

6.6

46

9.7

80

16.9

156

33.0

160

33.8

473

100

3.77

1.96

 

7. Program süresi. Hizmetiçi eğitim programlarının etkili olabilmesi açısından önemli bir diğer unsur program süresidir. Program süresi programın amacı ve öğretilecek içeriğin özelliğine göre ayarlanması gerekir. Gereğinden uzun ya da kısa programların etkili olması beklenemez. Kursiyerlerin katıldıkları programın süresine yönelik görüşleri Tablo 9’da gösterilmektedir.

 

Tablo 9: Program Süresine İlişkin Görüşler

 

Seçenekler

Kesinlikle Hayır

Çok Az

Kısmen

Oldukça

Kesinlikle Evet

Toplam

X

SS

Maddeler

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

16. Size program süresi yeterli miydi?

73

15.4

52

11.0

67

14.1

133

28.1

149

31.4

474

100

3.49

1.42

17. Program süresi verimli olarak kullanıldı mı?

27

5.8

39

8.4

79

17.0

152

32.8

167

36.0

464

100

3.85

1.17

 

 

Tablodan da anlaşılacağı üzere, örnekleme alınan hizmetiçi eğitim programlarına katılan kursiyerlerin % 40.5’i katıldıkları programların süresini kesinlikle yetersiz, çok az yeterli ya da kısmen yeterli bulmuşlardır. Program süresini yetersiz bulanlardan, program amaçlarının gerçekleşmesi açısından program süresinin ne kadar olması gerektiği sorulmuştur. Ancak, bu soruya tutarlı bir cevap alınamamıştır. Örneğin, beş günlük eğitim yönetimi seminerine katılanların bir kısmı bu sürenin en az iki hafta olması gerektiğini belirtirken, bir kısım kursiyerler ise, en az üç haftalık programlar istemişlerdir. Buna karşılık, iki aylık yabancı dil alan kursuna katılanlardan bazıları bu sürenin en az üç ay, bazıları ise en az altı ay olması gerektiğini belirtmişlerdir. Aslında, program sürelerinin belirlenmesinde en geçerli yol, bu süreleri program amaç ve öğretilecek konu alanı içeriğinin analizine dayalı olarak belirlemektir.

Hizmetiçi programlarının etkililiğinde program süresi kadar önemli bir diğer faktör, tasarlanan sürenin verimli kullanılmasıdır. Aslında, sürenin uzun ya da kısa olması öğretimin niteliğini olumsuz yönde etkilemekle birlikte, verimli olarak kullanılmayan sürenin az ya da çok olmasının da bir anlamı yoktur. Kursiyerlerin katıldıkları program için ayrılan sürenin verimli olarak kullanılıp kullanılmadığı yönündeki görüşleri Tablo 10’da verilmektedir. Tabloda görüldüğü gibi, % 68.8’i katıldıkları programın süresinin verimli olarak kullanıldığını; % 5.8’i bu sürenin kesinlikle verimli kullanılmadığını; % 8.4’ü çok az verimli kullanıldığını ve % 17’si de kısmen verimli kullanıldığını belirtmişlerdir. Katıldıkları programın süresinin kesinlikle verimsiz, çok az ve kısmen verimli kullanıldığını belirtenlerden, bu yöndeki değerlendirmelerinin nedenlerini kısaca yazmaları istenmiştir. Buna ilişkin görüşler aşağıda özetlenmiştir:

      Program başında organizasyon yetersizliklerinden dolayı zaman kaybedilmektedir.

      Bazı öğretim elemanlarının işledikleri konu alanlarında yetersiz olmaları ya da derslere hazırlıksız gelmeleri derslerin ve dolayısıyla program süresinin verimsiz kullanılmasına neden olmaktadır.

      Program süresi kısa olduğundan konular hızlıca geçiştirilmektedir.

      Bazı öğretim elemanları, konuları dağıtarak dersleri kursiyerlere sundurmaktadır.

      Öğretim elemanları, derslerde programda öngörülen konular yerine kendi istedikleri konuları işlemektedir.

      Bazı konular için gereğinden az; bazıları için ise gereğinden fazla zaman harcanmaktadır.

8. Değerlendirme: Program başında belirlenmiş olan amaçlara ne derece ulaşıldığını belirlemek; öğretimi, programa katılanların hazır bulunuşluk düzeyine göre ayarlayabilmek; öğretim sırasında öğrenenlerin öğrenme güçlük ve eksikliklerini belirlemek, bu eksiklik ve yetersizliklerin giderilmesine yönelik tedbirler almak için ölçme ve değerlendirmeye gerek duyulmaktadır.

Tablo 10, kursiyerlerin programdaki başarılarının ölçülmesi ile programın değerlendirilmesine ilişkin görüşlerini içermektedir.

 

Tablo 10: Programların ve Programlardaki Başarılarının Değerlendirilmesine Yönelik Görüşler

 

Seçenekler

Kesinlikle Hayır

Çok Az

Kısmen

Oldukça

Kesinlikle Evet

Toplam

X

SS

Maddeler

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

3. Program başında, programla ilgili giriş yeterlilikleriniz ölçüldü mü?

216

44.8

46

9.5

82

17.0

66

13.7

72

14.9

484

100

2.44

1.52

19. Program esnasında başarı durumunuz ölçüldü mü?

65

16.3

29

7.3

61

15.3

75

18.8

170

42.5

400

100

3.64

1.49

• Eğer cevabınız evet ise, başarı durumunuz hakkında size açıklamalarda bulunuldu mu?

34

13.0

14

5.4

31

11.9

60

23.0

122

46.7

261

100

3.85

1.40

20. Program sonunda başarı durumunuz ölçüldü mü?

73

19.8

15

4.1

44

11.9

57

15.4

180

48.8

369

100

3.69

1.57

• Eğer cevabınız evet ise, sorular programın amaçlarıyla tutarlı mıydı?

30

10.1

12

4.1

36

12.2

80

27.0

138

46.6

296

100

4.00

1.28

21. Program sonunda programın genel bir değerlendirmesi yapıldı mı?

61

14.6

31

7.4

60

14.4

116

27.8

149

35.7

417

100

3.63

1.41

22. Program sırasında programın nasıl daha etkili hale getirile-bileceği ile ilgili olarak görüşlerinize başvuruldu mu?

94

19.7

63

13.2

74

15.5

120

25.2

125

26.3

476

100

3.25

1.47

 

Tabloda görüldüğü gibi, kursiyerlerin yaklaşık yarıya yakını (% 44.8), program başında programla ilgili giriş yeterliklerinin kesinlikle ölçülmediğini belirtmişlerdir. Örnekleme katılan kursiyerler arasında programla ilgili giriş yeterliklerinin yeterince ve kesinlikle ölçüldüğünü söyleyenlerin yüzdesi 28.6; çok az ve kısmen ölçüldüğünü belirtenlerin yüzdesi ise 26.5’dir.

Aynı tabloda, kursiyerlerin 83.7’si program sırasında başarı durumlarının ölçüldüğünü belirtirken, bu grubun % 22.6’sı başarı durumlarının çok az ya da kısmen ölçüldüğünü belirtmişlerdir. Program sırasında başarı durumlarının ölçülmediğini belirtenlerin yüzdesi ise, 16.3’dür. Program sırasında başarı durumlarının ölçüldüğünü belirtenlere başarı durumları hakkında geri bildirim alıp almadıkları sorulmuştur. Kursiyerlerin % 13’ü kesinlikle başarı durumları hakkında kendilerine geri bildirim sağlanmadığını; % 17.4’ü sağlanan geri bildirimin yetersiz olduğunu (“çok az” + “kısmen”);  % 69.7’si ise, başarı durumları hakkında kendilerine yeterince geri bildirim sağlandığını belirtmiştir.

Yukarıda da belirtildiği gibi, öğretim sırasında yapılan değerlendirmenin amacı öğrencenlerin öğrenme güçlük ve eksiklerini tespit ederek, programın daha etkili hale getirilmesi yönünde tedbirler almaktır. Bu noktada özellikle katılımcılar eğitimciler olduklarından onların görüşüne başvurmak çok önemlidir. Bundan dolayı, kursiyerlere program sırasında programın nasıl daha etkili hale getirilebileceğine yönelik görüşlerine ne derece başvurulduğu sorulmuştur. Tablo 12’de de görüldüğü gibi, programlara katılan kursiyerlerin yarısından az fazlası (% 51.5), programın daha etkili kılınma yolları yönünde görüşlerine yeterince başvurulduğunu belirtmişlerdir.

Tabloya göre, kursiyerlerin yaklaşık beşte biri (19.8) program sonunda başarı durumlarının kesinlikle ölçülmediğini; % 17.4’ü ise, program sonunda başarı durumlarının ölçüldüğünü, fakat bunu yetersiz bulduklarını (çok az ve kısmen) belirtmişlerdir. Kursiyerlerin % 10.1’i başarı durumlarını ölçmek için kullanılan testteki soruların program amaçlarıyla kesinlikle tutarlı olmadığını; % 16.3’ü ise, testteki soruların program amaçlarıyla çok az ya da kısmen tutarlı olduğunu belirtmişlerdir.

Kursiyerlerin büyük bir çoğunluğu (% 85.4), katıldıkları program sonunda programın genel bir değerlendirmesinin yapıldığını belirtmiş, fakat grubun % 22’si bu değerlendirmeyi çok az ve kısmen yeterli bulmuşlardır.

9. Programların genel kalitesi: Kursiyerlere, programda amaçlanan bilgi ve becerileri ne derece kazandıkları sorulmuştur. Tablo 11’ de görüldüğü üzere, programda amaçlanan bilgi ve becerileri yeterli düzeyde (“oldukça”/”kesinlikle”) kazandıklarını belirtenlerin yüzdesi 71.2’dir. Kursiyerlerin çok azı (% 3.7) amaçlanan bilgi ve becerileri hiç kazanmadıklarını belirtmişlerdir. Programda kazandıkları bilgi ve becerileri çok az veya kısmen yeterli bulanların yüzdesi ise, 24.3’tür.

 

Tablo 11: Öğrenme Düzeylerine İlişkin Görüşler

 

Seçenekler

Kesinlikle Hayır

Çok Az

Kısmen

Oldukça

Kesinlikle Evet

Toplam

X

SS

Maddeler

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

18. Programda amaçlanan bilgi ve becerileri kazandığınıza inanıyor musunuz?

17

3.7

23

5.0

89

19.3

142

30.8

190

41.2

461

100

3.91

1.01

 

 

Ankette ayrıca, kursiyerlerden katıldıkları programı genel olarak değerlendirmeleri istenmiştir. Tablo 12’de kursiyerlerin katıldıkları programa ilişkin değerlendirmelerini içermektedir.

 

Tablo 12: Kursiyerlerin Katıldıkları Programın Genel Kalitesine İlişkin Görüşleri

 

 

 

Zayıf

Vasat

Orta

iyi

Çok iyi

Toplam

 

 

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

Toplam

24

5.4

11

2.5

96

21.6

209

47.0

105

23.6

445

100

 

 

Tabloda görüldüğü gibi, bütün kursların ortalamalarına bakıldığında, kursiyerlerin % 70.6’sının katıldıkları programdan memnun olduğu görülmektedir. Katıldıkları programı “orta” olarak değerlendirenlerin yüzdesi 21.6; “vasat” olarak değerlendirenlerin yüzdesi ise 2.5’tir. Toplam kursiyerin sadece 5.4’lük bir bölümü katıldıkları programı zayıf olarak değerlendirmiştir. Bu % 5.4’lük grubu ise, tamamen bir programa katılanların oluşturduğu gözlenmiştir.

10. Sınıf yapısı: Programın verimliliğini etkileyen bir diğer unsur programa katılanların bilgi, beceri ve eğitim ihtiyaçları arasındaki benzerliktir. Tablo 13, kursiyerlerin sınıf yapısına yönelik görüşlerini vermektedir.

 

Tablo 13: Sınıf Yapısına İlişkin Görüşler

 

Seçenekler

Kesinlikle Hayır

Çok Az

Kısmen

Oldukça

Kesinlikle Evet

Toplam

X

SS

Maddeler

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

12. Sizce programa katılanların bilgi/beceri düzeyi ve eğitim ihtiyaçları açısından bir benzerlik var mıydı?

30

6.3

62

13.1

92

19.4

149

31.4

141

29.7

474

100

3.65

1.21

 

 

Tablodan anlaşılacağı üzere, kursiyerlerin % 61.1’i programa katılanların homojen bir grup oluşturduğunu belirtirken, % 32.5’i ise kursiyerler arasında bilgi, beceri ve eğitim ihtiyaçları açısından çok az ya da kısmen benzerlik olduğunu belirtmişlerdir.

11. Öğretim Elemanları

Yürütülen hizmetiçi eğitim programlarının etkililiğinde önemli unsurlardan biri de, programı yürütmekle görevli öğretim elemanlarıdır. Öğretim elemanlarının genel öğretim becerileri yanında sınıflarındaki öğrenenlerin özelliklerini tanıması, konularına hakim olması, programa katılanlarla iyi bir iletişim kurması, katılımcıları kazandıkları bilgi ve becerileri nerede ve hangi problemlerin çözümünde nasıl kullanacakları konusunda yönlendirmesi gerekir.

 

Tablo 14: Öğretim Elemanlarına İlişkin Görüşler

 

 

Seçenekler

Kesinlikle

Hayır

Çok

Az

Kısmen

 

 

Oldukça

 

 

Kesinlikle

Evet

Toplam

 

 

 

X

 

SS

Maddeler

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

 

 

 

 

25. Sizce katıldığınız programın

öğretim elemanları programdaki konulara hakim miydiler?

 

20

 

 

 

4.4

 

 

 

23

 

 

 

5.0

 

 

 

51

 

 

 

11.2

 

 

 

122

 

 

 

26.8

 

 

 

240

 

 

 

52.6

 

 

 

456

 

 

 

100

 

 

 

4.18

 

 

 

1.10

 

 

26. Sizce öğretim elemanları eğitim

ihtiyaçlarınız, tecrübeleriniz ve çalışma ortamlarınızın farkında mıydı?

 

36

 

 

 

 

7.5

 

 

 

 

35

 

 

 

 

7.3

 

 

 

 

76

 

 

 

 

15.9

 

 

 

 

151

 

 

 

 

31.6

 

 

 

 

180

 

 

 

 

37.7

 

 

 

 

478

 

 

 

 

100

 

 

 

 

3.85

 

 

 

 

1.22

 

 

 

27. Sizce öğretim elemanları ile

programa katılanlar arasında iyi bir iletişim kuruldu mu?

 

17

 

 

 

3.6

 

 

 

20

 

 

 

4.3

 

 

 

58

 

 

 

12.3

 

 

 

153

 

 

 

32.6

 

 

 

222

 

 

 

47.2

 

 

 

470

 

 

 

100

 

 

 

4.16

 

 

 

1.03

 

 

 

 

Tablo 14’te görüldüğü gibi, kursiyerlerin büyük bir çoğunluğu (% 79.4), öğretim elemanlarının konularına yeterince hakim olduklarını belirtmişlerdir. Öğretim elemanlarının programdaki konulara kesinlikle hakim olmadıklarını (% 4.4), çok az hakim olduklarını (% 5.0) ve kısmen hakim olduklarını (% 11.2) düşünen kursiyerlerden bu yöndeki değerlendirmelerinin nedenlerini belirtmeleri istenmiştir. Kursiyerler, derse hazırlıksız gelmeleri, program dışı konuları işlemeleri, sorulan sorulara yeterli cevap verememeleri, konuları düzensiz işlemeleri, sınıfa hakim olamamaları gibi nedenlerden dolayı bazı öğretim elemanlarının konularına hakim olmadıklarını düşündüklerini belirtmişlerdir.

Kursiyerlerin % 69.3’lük bir bölümü öğretim elemanlarının programa katılanların eğitim ihtiyaçları, tecrübeleri ve çalışma ortamları hakkında yeterince bilgiye sahip olduklarını belirtmişlerdir. Öğretim elemanlarının öğrencilerin eğitim ihtiyaçları, tecrübeleri ve çalışma ortamları hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıklarını düşünenlerin yüzdesi 23.2; kesinlikle hayır diyenlerin yüzdesi ise 7.5’tir.

 

Kursiyerlerin büyük bir çoğunluğuna göre (% 79.8), öğretim elemanları ile programa katılanlar arasında iyi bir iletişim kurulmuştur. Öğretim elemanları ile programa katılanlar arasında kurulan iletişimi kesinlikle yetersiz (% 3.6), çok az yeterli (% 4.3) ve kısmen yeterli (% 12.3) bulanların bu yöndeki görüşlerinin başlıca nedenleri aşağıda özetlenmiştir.

      Öğretim elemanlarının kursiyerlere lise ya da üniversite öğrencileriymişler gibi davranması.

      Öğretim elemanlarının kursiyerlerle sadece derste görüşmesi, ders dışında fazla zaman ayırmaması.

      Öğretim elemanlarının kursiyerlerin ders dışı sorun ya da sorularıyla ilgilenmemesi.

 

B. Program Organizasyonu

Kursiyerlerin katıldıkları programların organizasyonuna ilişkin görüşleri Tablo 15’de verilmektedir.

 

Tablo 15: Program Organizasyonuna İlişkin Görüşler

 

Seçenekler

Kesinlikle Hayır

Çok Az

Kısmen

Oldukça

Kesinlikle Evet

Toplam

X

SS

Maddeler

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

f

%

28. Katıldığınız programın fiziki şartları (derslik, konaklama, v.b) yeterli miydi?

41

8.7

50

10.6

71

15.1

150

31.8

159

33.8

471

100

3.71

1.27

29. Programın uygulandığı yer iyi seçilmiş miydi?

30. Program yöneticileri programın işleyişi ile ilgili sorunlarınıza karşı ilgili miydiler?

45 22

9.8 4.6

28 32

6.1 6.7

48 61

10.4 12.8

169 156

36.7 32.8

171 205

37.1 43.1

461

476

100 100

3.85 4.03

1.26 1.12

31. Programın veriliş zamanı uygun muydu?

54

12.4

25

5.7

68

15.6

150

34.4

139

31.9

436

100

3.68

1.31

 

 

Tabloya göre, kursiyerlerin % 65.6’sı katıldıkları programın fiziki şartlarını (bina, derslik, konaklama, v.b.) oldukça ya da kesinlikle yeterli bulurken, geri kalan % 34.4’ü ise kesinlikle yetersiz, çok az yeterli ya da kısmen yeterli bulmuş ve çeşitli sorunlara işaret etmişlerdir. Bu sorunlardan bazıları şöyle ifade edilmiştir:

      Konaklama yerinin programın yapıldığı yere uzak olması nedeniyle ulaşımda güçlüklerle karşılaşılması.

      Kaldıkları yerin yeterince temiz olmaması.

      Sınıfların kursiyer sayısına göre küçük olması.

      Belirli bir saatten sonra yemek sıkıntısı çekilmesi.

Aynı tabloya göre, kursiyerlerin çoğunluğu (73.8) programın yapıldığı yerin iyi seçilmiş olduğunu söylemektedir. Programın uygulandığı yerin iyi seçilmiş olmadığını düşünen (% 26.2) kursiyerlerin büyük bir çoğunluğu buna neden olarak, programın uygulandığı yerin görev yaptıkları yere uzak olmasını göstermişlerdir.

Aynı tabloda görüldüğü gibi, kursiyerlerin yine büyük bir çoğunluğu (% 75. 9) program yöneticilerinin kendilerinin programın işleyişi ile ilgili sorunlarına karşı yeterince (oldukça ve kesinlikle evet) ilgili olduklarını belirtmişlerdir. Program yöneticilerinin sorunlarına karşı kesinlikle ilgisiz ya da çok az ilgili olduklarını belirtenlerin yüzdesi ise sadece 11.3’tür.

Tablo 15 ayrıca, kursiyerlerin programın veriliş zamanı hakkındaki görüşlerini de yansıtmaktadır. Programa katılanların % 66.3’ü programın veriliş zamanını kesinlikle ya da oldukça uygun; % 21.3’ü çok az ya da kısmen uygun bulurken % 12.4’ü hiç uygun bulmadıklarını belirtmişlerdir. Programın veriliş zamanını kesinlikle uygun bulmayanlar ile çok az ve kısmen uygun bulanlar, programların öğretim yılı içerisinde verilmesinin daha yararlı olacağını ifade etmişlerdir.

C. Kursiyerlerin Katıldıkları Programların Üstün ve Zayıf yanlarına İlişkin Görüş ve Önerileri

Bu bölümde kursiyerlerin katıldıkları programların genel olarak üstün ve zayıf yanları ile programların daha nitelikli hale getirilmesine yönelik görüş ve önerileri verilmiştir.

1. Programların Üstün Yanları: Kursiyerlerin katıldıkları programların üstün yanlarına yönelik değindikleri konular arasında benzerlik olmakla birlikte, belirtilen görüşler arasında programdan programa ve hatta aynı programa katılanlar arasında farklılıklar bulunmaktadır. Örneğin, bir programa katılanların büyük bir çoğunluğu programın en üstün yanlarından biri olarak öğretim elemanlarının oldukça nitelikli ve bunun program kalitesi açısından önemli bir avantaj olduğunu belirtilirken, başka bir programa ya da aynı programa katılan bazı kursiyerler ise bu görüşün tam tersini savunmuşlardır. Sonuç olarak, kursiyerlerin katıldıkları programların üstün yanları hakkındaki görüşleri doğrultusunda ortak bir sonuç çıkarmak mümkün görünmemektedir.

2. Programların Zayıf Yanları: Kursiyerlerin katıldıkları programların zayıf yönlerine ilişkin değindikleri konu ve görüşler arasında genelde bir benzerlik gözlenmektedir. Kursiyerlerin problem olarak gördükleri konular en çok tekrar edenden başlamak üzere aşağıda sıralanmıştır:

  Sınıfların kalabalık olması

  Ders materyallerinin sağlanmaması

  Bazı öğretim elemanlarının derslere hazırlıksız girmeleri, konularında yetersiz olmaları

  Kurslara katılacaklara önceden kurs program ve amaçları hakkında bilgi verilmemesi

  Konaklama yerleri ve dersliklerin temiz olmaması

  Gerekli ve yeterli öğretim araç-gereçlerinin olmaması/kullanılmaması

  Kursiyerlerin seviyelerine göre gruplandırılmaması (özellikle yabancı dil, bilgisayar eğitimi gibi kurslarda)

  Program süresinin yetersiz olması

  Programın yapıldığı yerin iyi seçilmemesi

3. Kursiyerlerin Hizmetiçi Eğitim Programlarının Düzenlenmesine İlişkin Önerileri: Kursiyerlerin hizmetiçi eğitim programlarının daha nitelikli hale getirilmesine ilişkin önerileri aşağıda özetlenmiştir:

  Sınıflardaki öğrenci sayısı daha az olmalıdır.

  Dersler uygulama ağırlıklı ve faaliyetler katılanların görevlerinde karşılaştıkları problemlere yönelik olmalıdır.

  Kursiyerler, önceden kurs program ve amaçları hakkında bilgilendirilmelidir.

  Planlamada kursiyerlerin görüş, öneri ve isteklerine yer verilmelidir.

  Kurs materyalleri kurs başlamadan ya da kurs başında sağlanmalıdır.

  Öğretim elemanları akademik yönden yeterli ve tecrübeli kişilerden seçilmelidir.

  Programlar, kursiyerlerin yeme, dinlenme, sosyal faaliyetlerde bulunma gibi konularda problemle karşılaşmayacakları yerlerde düzenlenmelidir.

  Yatacak yerler ve derslikler temiz olmalıdır.

  Program süresi, gereğinden kısa ya da uzun tutulmamalıdır.

  Kursiyerler seviyelerine göre gruplandırılmalıdır.

Sonuç ve Öneriler

Milli Eğitim Bakanlığı personelinin mesleki bilgi, beceri, tutum ve başarısını geliştirmek ve/veya bir üst göreve hazırlamak amacıyla Hizmetiçi Eğitim Dairesi Başkanlığı’nca düzenlenen hizmetiçi eğitim programlarının etkililiğini belirlemek amacıyla yapılan bu çalışmada özetle aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir:

Örnekleme alınan kursiyerlerin yaklaşık

1. % 40’ı, katıldıkları programların amaçları, eğitim ihtiyaçları ve öğretim faaliyetleri arasında hiç, çok az ya da kısmen tutarlılık olduğunu;

2. % 67’si, derslerde kullanılan öğretim yöntem ve tekniklerini program ve konuların amaçlarına “oldukça” ve “kesinlikle” uygun olduğunu;

3. 60.9’u, konu ve amaçlara yeterince uygun araç ve gereç kullanılmadığını; % 47.8’i kendilerine konularla ilgili ders materyallerinin hiç, çok az ya da kısmen sağlandığını;

4. % 35’i, kendilerine program öncesinde sahip oldukları ya da program sırasında sahip oldukları bilgi ve tecrübeleri diğer kursiyerlerle yeterince tartışma ve paylaşma fırsatı verilmediğini;

5. 60’ı, derslerde kendilerine yeterli düzeyde uygulama fırsatı verildiğini;

6. 65’i, öğrendikleri bilgi ve becerileri nerede ve nasıl kullanabilecekleri ile var olan ya da olabilecek problemlerin çözümünde nasıl kullanabileceklerine yönelik kendilerine yeterli rehberliğin sağlandığını;

 

7. % 60’ı, eğitim faaliyetlerine karşı motivasyonlarının yeterince sağlandığını;

8. % 40’ı, katıldıkları program sürelerinin yeterli olmadığını;

9. % 45’i, program başında programla ilgili giriş yeterliklerinin kesinlikle ölçülmediği; % 85’i, program sırasında ve sonunda başarı durumlarının ölçüldüğünü ve program sonunda programın genel değerlendirmesinin yapıldığını;

10. % 70’i programda amaçlanan bilgi ve becerileri yeterince kazandıklarını;

11. % 70’i katıldıkları programın genel olarak iyi ya da çok iyi kalitede olduğunu;

12. % 40’ı, programa katılan kursiyerlerin bilgi, beceri ve eğitim ihtiyaçları açısından hiç, çok az ya da kısmen benzerlik bulunduğunu;

13. % 75’i, öğretim elemanlarının konularına yeterli düzeyde hakim oldukları ve öğretim elemanları ile programa katılanlar arasında iyi bir iletişim kurulduğunu;

14. % 70’i katıldıkları programın fiziki şartlarının veriliş zamanının uygun, programın yapıldığı yerin iyi seçilmiş ve program yöneticilerinin programın işleyişi ile ilgili sorunlarına karşı yeterince ilgili olduğunu belirtmişlerdir.

Bu araştırmada elde edilen bulgulara dayanarak hizmetiçi eğitim programlarının planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi ile  ilgili olarak aşağıdaki öneriler geliştirilmiştir:

1. Hizmetiçi eğitim programları personelin eğitim ihtiyaçlarına uygun olarak planlı ve sistemli olarak geliştirilmelidir.

2. Kursiyerler, eğitim ihtiyaçları ve program amaçlarına göre seçilmeli ve etkili bir öğrenme ve öğretme ortamı sağlayacak şekilde gruplandırılmalıdır.

3. Uygulanacak faaliyetler ve kullanılacak materyaller, kursiyerlerin öğretme-öğrenme sürecine aktif katılımını ve aynı zamanda anlamlı ve amaçlı öğrenmelerini sağlayacak şekilde tasarlanmalıdır.

4. Programların uygulanacağı yerlerin seçimi basit maliyet hesaplarından çok, maliyet/etkililik ilişkisine göre yapılmalıdır.

5. Her bir hizmetiçi eğitim programı sistemli olarak değerlendirilmeli, değerlendirme sürecinde hatasız ve objektif veriler kullanılmalıdır.

6. Öğretim elemanlarının görevlendirilmesinde konu alanı uzmanlıkları yanında öğretme becerileri de dikkate alınmalıdır.

 


 


(*)Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi.

(1)Özyürek, L, Öğretmenlere Yönelik Hizmet İçi Eğitim Programlarının Etkinliği, Ankara: A.Ü.BasımEvi, 1981.

(2)Tanrıöğen, A.M.E.B.Hizmet İçi Eğitim Etkinlikleri, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara:H.Ü.Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1984.

(3)Özyürek, a.g.e.

(4)Tanrıöğen,a.g.e.

(5)Gözütok, D. Orta Öğretim Öğretmenlerinin Öğretmenlik Formasyonu Açısından Eğitim İhtiyaçlarının Saptanması, Ankara, 1990.

(6) Harris, B. In-Service Education for Staff  Development, Boston: Allyn and Bacon Inc., 1989.

 

İçindekiler...

o        Küreselleşme ve Milli Duyarlılıklar

o        Yaratıcı Tarih Öğretimi

o        Öğretmenlerin Sahip Olmaları Gereken Davranış Olarak Sosyal Beceri

o        5-6 Yaş Çocuklarının Öz Bakım Becerilerinin Cinsiyet ve Okulöcesi Eğitim Alma Durumlarına Göre İncelenmesi

o        Öğretmen Yetiştirmenin Uluslararası Boyutu (UNESCO 45. Uluslararası Eğitim Kongresi)

o        Yönetici Yetiştirme Sorunu

o        Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Türkiye’de Beden Eğitimi ve Sporun Gelişimi

o        Türkiye’de Spor Yöneticisi Yetiştirme Faaliyetlerinin Görünümü

o        İş Birliğine Dayalı Öğrenme: Etkili Ancak İhmal Edilen ya da Yanlış Kullanılan Bir Metot

o        Okul Alanlarının Bedelsiz Olarak Kamuya Kazandırılması

o        Hizmet İçi Eğitim Programlarının Değerlendirilmesi

o        Üniversite Öğrencilerinin İnternet Kullanım Düzeyleri ve Beklentilerinin Değerlendirilmesi

o        Avrupa Birliği Eğitim Programları “Leonardo da Vinci Programı”

o        Yazım Esasları

© T.C. MEB Yayımlar Dairesi Başkanlığı
Teknikokullar, ANKARA
Tel. (312) 2128145
Fax (312) 2124668
med@meb.gov.tr

[ yukarı ]

Arşiv