MİLLİ EĞİTİM DERGİSİ

Sayı 158

Bahar 2003


E-Okuryazarlık

Arif ALTUN*

 

GİRİŞ

En genel anlaşıldığı tanımı ile okur-yazarlık (literacy) alfabe ile yazılı metinleri okuyabilme ve yazabilme durumu olarak görülmektedir (Reinking, 1994). Daha güncel bir tanım ile, okuryazarlık, toplumun anlamlaştırdığı iletişimsel simgeleri etkili bir biçimde kullanabilme konusunda yeterlik kazanabilmektir (Kellner, 2001). Teknoloji alanında baş döndürücü gelişmelerin yaşandığı yeni bin yıla girerken iletişim, bilgi, bilişim ve çoklu ortam uygulamalarının bilgisayarlar aracılığı ile internet ortamları üzerinde sunulmasına tanıklık etmekteyiz. Enformasyon veya bilgi çağı olarak da adlandırılan ve bu teknolojiler üzerine kurulu yeni toplum düzeni çerçevesinde toplumsal açılımlar olarak e-devlet, e-ticaret, e-hukuk ve e-toplum gibi bir çok yeni kavram tanımlanmakta ve uygulama yolları aranmaktadır. Ancak, bu açılımların anlamlandırılması ve toplumun geneline yayılması için genel okur-yazarlık kavramının yanı sıra, elektronik veya enformasyon tabanlı okuryazarlığın (e-okuryazarlığın) da göz ardı edilmemesi gerekir.

Okur-yazarlığın tanımı, toplumu oluşturan bireylerin ortak katkıları ile devamlı yenilenmekte ve anlamlandırılmaktadır (McCarthy & Raphael, 1992). Her yeni anlamlandırılan tanım ise bulunulan ortam, kullanılan araç ve/veya istenilen amaca yönelik değişebileceğini ve farklı okuryazarlıkların olabileceği düşüncesini yansıtır (Bilgisayar okuryazarlığı, medya okuryazarlığı, görsel okuryazarlık gibi). Bu durum, elektronik okuryazarlık için de geçerlidir. Elektronik okuryazarlığın da, geleneksel anlamda algılanan okuryazarlığın bir alternatifi olarak değil ancak tamamlayıcısı olarak görülmesi ve anlamlandırılması gereklidir (Reinking, McKenna, Labbo, & Kieffer, 1997; Tuman, 1994).

Elektronik okuryazarlık, okur-yazar kavramının algılanmasında birtakım olgulara farklı bakış açısı ile yaklaşmayı gerektirmektedir. Öncelikle, okur-yazar olmak sadece basılı simgeleri algılamak ve bu simgeleri belirli normlar çerçevesinde kâğıda dökebilmek değil; bir bağlam, kültür veya toplum içerisindeki değer yargılarını anlayıp uygulayabilmektir (Shetzer & Warschauer, 2000). Matbaanın icadının ortaçağ toplumları üzerinde bıraktığı etki ile okuryazarlığın tanımı nasıl yeniden yapıldı ise (Eisenstein, 1979), internet ortamlarında görünen hızlı değişimler de, günümüz toplumları üzerinde önemli etkiler bırakacak ve okur-yazarlığın tanımının yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılacaktır.

Elektronik okuryazarlık olgusunu anlamak için ise bu sürecin bileşenlerini irdelemek ve tanımlamak gerekecektir. Özellikle okur-yazarlığın anlamlandırıldığı ortamlarda okur-metin-yazar kavramları yeniden anlamlandırılırken; e-okuryazarlığı anlamak için e-okur, e-yazar ve e-metin kavramlarındaki değişimi ve bu kavramların genel özelliklerini tartışmak gerekecektir.  Dolayısı ile, bu çalışmanın amacı, elektronik metinlerin geleneksel anlamda okuma, yazma ve metin kavramlarına kökten bir değişim yaşattığı gerçeğini göz önünde bulundurarak (Landow, 1992), e-okuryazarlığa (e-literacy) kavramsal bir bakış açısı getirmektir. Ancak, ele alınan bu konular üzerinde gündeme gelebilecek bilişsel, tasarımsal ve/veya sosyo-bilişsel tartışma konuları ise bu çalışmanın kapsamının dışında tutulacaktır.

Geleneksel metinler ve elektronik metinler

Okuma-yazma konusunda edinilen deneyimler ışığında, e-okuryazarlığın ekranda beliren imge veya metinleri sesli veya sessiz biçimde ifade etmek olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz (örn. Reinking, 1994). Yine okuma-yazma alanyazını çerçevesinde, ekranda gördüklerimizle okuma-yazmanın amacı ve okur-yazarlığın algılanmasının da geleneksel anlamda vurgulanan amaçlarla bire bir örtüşmeyecektir (Bolter, 1996).

E-okuryazarlık her şeyden önce elektronik metinler üzerine kurulu bir bakış açısını yansıtmaktadır. Elektronik metin nedir? Elektronik metinleri geleneksel metinlerden ayırt eden temel özellikler nelerdir? Bu bölümde, e-okuryazarlığı kavramsal boyutta açıklamak için bu sorulara cevap aranacaktır.

Genel anlamı ile elektronik metinler, dijital olan veya dijital hâle dönüştürülmüş metinlerdir. Geleneksel metinlerde alfabenin yanısıra resimler, ikonlar ve grafikler kullanılmaktadır. Ancak, dijital ortam ile bunlara ses, görüntü, sesli görüntü, animasyonlar ve imaj haritaları eklenmektedir. Dolayısı ile, elektronik metin kavramı sadece metinlerle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda sözel, görsel, işitsel ve dağınık (dispersed) nitelikliğe dönüşmektedir (Landow, 1992).

Geleneksel metinlerin hazırlanması mürekkep ile yapılmaktadır. Her türlü resim, grafik ve metinsel dizgide mürekkep yeterli gelebilmektedir. Oysa dijital ortamlarda mürekkep artık dijitalleşmiş, ve farklı uygulamalar için farklı mürekkeplere ihtiyaç duyulmaya başlanmıştır. Örneğin, resim aktarabilmek için dijital fotoğraf makinası veya tarayıcı gibi araçlara; görüntü işlemek için görüntü aktarımı yapan görüntü yakalama çevre birimlerine veya yazılımlarına; ses aktarabilmek için de ses işleme çevre birimleri veya yazılımlarına gereksinim duyulmaktadır.

Geleneksel metinlerin bir uygulaması olarak gördüğümüz kitaplar da elektronik ortamlarda yerlerini almakta, ancak alışılagelmiş yapılarının yanı sıra yine elektronik metinlerin bir özelliği olarak ses, görüntü ve animasyonlarla zenginleştirilmektedir. Bu açıdan, elektronik kitap anlamında e-kitap kavramı da alanyazında yerini almaktadır.

Düzlemsel yapısı ile geleneksel metinlerin yazılım sıralaması bir çok okuyucu için tanıdık gelmektedir. Ancak elektronik ortama aktarılan metinlerde böylesi bir düzenlemenin yanısıra, uzamsal bir tasarım da bulunmaktadır. Bu özellik okuyucuya istediği yerden istediği konuya geçiş imkanı sağlayabileceği gibi, farklı bölgelerde bulunan metinler arasında da geçiş yapabilme olanağı sağlayacaktır. Dolayısı ile, okuma süreci bir tek metin veya kitap ile sınırlı kalmayacaktır.

Diğer önemli bir özellik ise, elektronik metinlerin düzlemsel olmayan bir yapıda, çok yönlü bir etkileşime olanak sağlamasıdır. Geleneksel metinlerde okuma sürecinde okur, metin ile baş başadır. Konu bütünlüğü açısından kendisine sunulanlarla sınırlıdır. Metin olarak okuyucuya verilebilecekler medyanın özellikleriyle sınırlı olduğundan, elektronik metinlerde bu etkileşim daha zenginleşmektedir. Geleneksel metinlerdeki okuma sürecini monolog olarak tanımlamak gerekirse, elektronik metinlerde bu durum diyaloga dönüşebilmektedir. Buna bağlı olarak da, geleneksel metinlerin başı ve sonu okur tarafından algılanabilirken, elektronik metinlerde bu durumu algılamak o kadar da kolay olmayacaktır. Bu bağlamda, daha çok açık uçlu bir sistem yapısında olan elektronik metinler, okuyucu için uçuca eklenmiş ve aynı uzamsal ortamda bulunan ancak bir merkezden yönlendirilmeyen bilgiler bütünüdür (Winkelmann, 1995).

E-yazma

Elektronik metinler geleneksel metinlerde olduğu gibi sadece alfabetik simgelerle sınırlı kalmamaktadır. Özellikle bilginin alfabetik simgeler yanında görsel imajlarla da zenginleştirildiğine dikkat çeken McCorduck’a (1994) göre alfabetik metinler bugüne kadar yaşantımızı yönlendirdiğinden dolayı bilgiyi daha farklı temsil edecek farklı ortamlardan yoksunduk. Ancak, bilgisayarlar ile bu durum değişmekte, ve tüm biyolojik algı sistemimiz ile yeni bilgilere açılma ve yeni bilgilere ulaşabilme fırsatı yakalamış durumdayız. Bu durumda, aynı şekilde bilgiyi de farklı şekillerde temsil edebilme şansını da yakalamış olmaktayız.

Ancak, bazı araştırmacılar, e-metin ortamlarında bilgiyi farklı temsil edebilme süreci ile başlayan bu dönemin geleneksel yazı ve yazar kavramlarını değiştirmeyeceğini ve çoklu ortam metinlerinin geleneksel yazının sonunu getirmeyeceğini düşünmektedir (Bolter, 1989). McCorduck’a göre ise çoklu ortamların sahip olduğu potansiyel bize farklı bilme ve bilgiye ulaşma imkanları sağlamakta; dolayısı ile, geleneksel metinlerin diğer sembollerden farklılığını göstermektedir (McCorduck, 1994, s. 255). Kress (1998)’e göre ise her ne kadar geleneksel metinler Batı toplumunun yaşantısında önemli bir yer tutmuş olsa da, genellikle diğer medyalarla beraber kullanılmıştır. Her ne kadar bu konuda araştırmacılar arasında görüş farklılığı olsa da, görsel ve işitsel medyanın bilgisayar teknolojilerindeki yeri yazılı medyaya göre tartışmasızdır (Bolter, 1996, p. 261); bu açıdan bilgisayarlar, farklı duyu organlarımıza hitap ederek, görselliğin sosyo-kültürel cazibesini kamçılamaya devam etmektedir (Murray, 2001)

Geleneksel metinlerin doğrudan dijital ortama aktarılması e-yazma olarak örneklerine sık rastlanan bir uygulamadır. Özellikle, geniş okur kitlelerinin ilgilerini çekecek türden metinlerin, düzlemsel olarak elektronik ortama aktarılmasında bir sakınca görülmemektedir. Bu durumda, elektronik metin yazarlığı alfabetik materyalin nasıl elektronik ortama taşınması ile sınırlı kalmamalıdır. Elektronik metinlerin dijital sunumu önemli bir değişken olmakla beraber, görsel öğrenme ve görsel tasarımın elektronik yazarlık konusuna katkısı yadsınamaz (Kress, 1998). Bu yüzden, alfabetik kullanım ile başlayan e-yazarlık, değişik medya kullanımı ile zenginleştirilmekte, ve e-yazarlardan bu zenginliği hedef okuyucu kitlesine etkin ve yaratıcı biçimde sunmaları konusunda bilgi sahibi olmaları beklenmektedir (Kress, 1998; Lemke, 1998).

Lanham (1993) da dijital okuryazarlık olarak tanımladığı bu süreci, öğrencilerin elektronik yazarlığı eleştirel düşünme aracı olarak kullanabilmeleri olarak değerlendirmektedir. E-yazarlık becerileri kazanmış bireylerin interaktif bilgisayar ağları üzerinde toplumun gelişimine katkıda bulunacaklarına dikkat çeken Lanham (1993)’ın bu görüşü Yeni Zellanda hükümetinin elektronik okuryazarlık tanımı ile oldukça paralellik göstermektedir:

"E-okuryazarlık, bilişim ve iletişim teknolojilerinden azami faydayı sağlayacak ve bu kazanımı devam ettirebilecek bilgi, beceri ve tutumlara sahip olmak demektir. E-okuryazarlık ve erişimden optimal derecede faydalanmak, bireylerin kendi yaşantılarına daha etkin yansıyacak; daha iyi bir çalışan, daha iyi bir girişimci, daha iyi bir tüketici ve daha iyi bir vatandaş anlamına gelecektir."1

Toplumlarının geleceğini küreselleşmede görenler için elektronik yazarlık bilişim ve iletişim teknolojilerinden faydalanabilme ve bu süreçten optimal verimi alabilme becerileri anlamına gelmektedir. Ayrıca, e-yazarlığın önemli bir boyutunu da, e-yazarların yaratıcı düşünceleri ile şekillenecek olan bilgiyi farklı medyalarla sunabilme becerileri oluşturacaktır. Bu durumda, e-yazarlar, hangi bilgiyi nasıl kümelendirebileceklerine; hangi tür medya kullanacaklarına; ve e-okurlara nasıl bir okuma haritası sunacağına da karar vermek durumunda kalacaklardır.

E-Okuma

Ekran üzerinden okuma olarak da adlandırılan e-okuma süreci sadece alfabeyi anlama veya resim ve grafikleri çözümleme becerileri ile sınırlı kalmayıp, duyulan ve izlenenler arasında da anlam çıkarabilmeyi de kapsayacak bir süreçtir. Geleneksel metinlerden alışılagelmişin dışında, elektronik metinler farklı bir okuma ortamı sergilerler (Foltz, 1996). Bu yeni ortamda, bilgi anlamsal bir küme içerisinde birbiri ile bağlantılandırılmış, düzlemsel veya uzamsal bir seyir ile erişilebilecek şekilde tasarlanmış ve farklı medya türleri ile zenginleştiriliştir. Bu durumda, okurlar istedikleri veya seçimini yaptıkları konular ve medyalar arasında kendi yollarını kendileri seçebilme hakkına sahip olmaktadırlar.

Okuyucuların kendi okuma haritalarını kendilerinin çıkarmalarını beklemek geleneksel okuma sürecinden farklı bir özelliktir. Esneklik olarak da adlandırılan bu süreç içerisinde, okurlar kendi seçimleri ile elektronik metinler arasında dolaşabilirler. Bazı araştırmacılara göre, bu esneklik kullanıcılara seçim özgürlüğü sunmakta, ve okurları liberalleştirmektedir (Landow, 1992).

Bu durumda, okurlar kendilerini sınırlayan kitap ciltlerinden kurtulmuş, kendi istekleri doğrultusunda ve kendi kontrollerinde daha geniş bir bilgi denizine açılmış olacaklardır.

Farklı medyalar ile tasarlanılarak sunulan bilgi kümesi e-okurlar için farklı alternatifler sunmaktadır. Örneğin, NTVMSNBC haber kanalına internet üzerinden erişildiğinde, küçük bir hatırlatma dikkat çekicidir: "NTVMSNBC 'ye iyi erişim için Microsoft Internet Explorer ve Windows Media Player kullanın". Etkileşimli web ortamından haberdar olmayan birisi için bu ne ifade edecektir ki? Ancak, bilinen bir şey var, o da etkin elektronik okuma yapabilmek için sadece fiziksel olarak sağlıklı olma ve alfabetik okuma yazma bilmenin yetmeyeceğidir. Etkileşimli okuma sürecine diğer bir örnek olarak http://raven.ubalt.edu/staff/ kaplan/lit/ adresinde bulunan e-literacies adlı makale gösterilebilir. Makalenin ilk sayfasına eklenen SIRA SİZDE linki ile okuyucuların katılımları istenmektedir. İletişimsel ve bir amaç doğrultusunda yapılan okuma etkinliği özelliği taşıyan bu tasarım, elektronik okurlara geleneksel okuma sürecindeki okurların sahip olamayacakları, kendi düşüncelerini yazara ve diğer elektronik okurlara iletme şansı tanımaktadır.

Sonuç olarak, elektronik yazma sürecinde de vurgulanıldığı gibi, elektronik okuma da artık yanlızca bireysel ve metinler arasında tek yönlü gerçekleştirilen bilişsel bir süreç değil; aynı zamanda, bireylerin içinde bulundukları toplum ile etkileşime girdikleri ve ortak paylaşımlar ve değerler ürettikleri sosyo-bilişsel bir dönüşüm sürecidir. E-okuma sürecinde bireylerin sahip olması gerekli bilgi ve becerilerin bütünü e-okuryazarlık kapsamı altında değerlendirilmesi gerekecek önemli bir parametredir.

Sonuç ve Öneriler

Bu çalışmada enformasyon veya bilgi teknolojileri üzerine kurulu yeni toplum düzeni çerçevesinde (diğer bir ifade ile dijital kültürde), toplumsal açılımlar olarak e-devlet, e-ticaret, e-hukuk ve e-toplum gibi bir çok yeni kavram tanımlanırken, elektronik veya enformasyon tabanlı okuryazarlığın (e-okuryazarlığın) da göz ardı edilmemesi gerekliliği vurgulanmak istenmiştir. E-okuryazarlık sürecinde önemli olan üç temel bileşen olarak e-okuma, e-yazma ve e-metin kavramları sosyo-bilişsel açıdan ele alınmaya çalışılmış; bu kavramların geleneksel okuma, yazma ve metin kavramlarından nasıl farklılık gösterdikleri oldukça genel anlamda belirtilmeye çalışılmıştır.

Geleneksel okuryazarlık ile e-okuryazarlık arasında gözlemlenen en temel sorunun kavramların şekillendirilmasinden kaynaklandığı açıkça görünmektedir. Okuryazar kavramı, geleneksel anlamda tekli medya ile eş anlamlı kullanılırken, görsel, işitsel ve etkileşimli ortamlar için böylesi bir özellikten söz edebilmek zordur. O yüzden, İngilizce karşılığı ile "literacy" olarak ifade edilen bu süreç için okuryazar kavramının genişletilerek yeniden adlandırılması bu sürecin anlaşılmasında önemli bir başlangıç noktası olacaktır.

Elektronik okur-yazarlık ile kullanıcılara okuma sürecinde esneklik ve serbestlik kazandırılmaktadır. Lemke (1998) ye göre, özellikle öğrenme ortamlarına adapte edilen bu özellikler günümüz program tabanlı eğitim sistemi ile bilgi ve araştırma merkezli etkileşimli öğrenme bakış açısı arasındaki farkı da ifade etmektedir. Program tabanlı öğrenme sisteminde, birileri sizin ne kadar ve neyi bilmeniz gerektiğine karar verirken; bilgi çağı insanının başarısı için temel olan esnek ve bireysel yaklaşım ile hayat boyu öğrenme becerileri kazandırılabilecektir (Reich, 1991 ; Rifkin, 1995 aktaran Murray, 2001). Ayrıca, kullanıcıların kendi öğrenme süreçlerine esnek ve serbest bir ortamda hazırlanmaları onların meslek yaşantılarında kendi öğrenme süreçlerinde sorumluluk alabilmelerine ve bireysel ve işbirlikli projelerde çalışabilme becerilerinin gelişimine de katkıda bulunacaktır.

E-okuryazarlığın diğer bir özelliği de artık tek bir okuryazarlık kavramının kalmadığı, değişen toplumsal ve teknolojik değişimler içinde çoklu okuryazarlıklara gereksinim olduğuna işaret etmesidir. Çoklu okuryazarlıklar ile, sesler, görüntüler, grafikler ve yazılar ile temsil edilen bilginin işlenebilmesi söz konusudur (Kellner, 2001). Dolayısı ile, yeni ve çoklu okuryazarlıklar teori ve uygulama boyutları ile ele alınıp, bireylerin yeni oluşumlara katılabilmeleri, yeni ortamlarda çalışabilmeleri ve öğrenebilmeleri konusunda şekillendirilmelidir.

Tarihsel gelişim süreci incelendiğinde, önceki okuryazarlık teknolojilerinin sosyal değişimlere yol açmadığı ifade edilmektedir (Murray, 2001). Ancak, teknolojinin okuryazarlığın şekillendirilmesinde önemli bir yer tuttuğu ise yadsınamaz. Bilgisayarların bu süreçte farklı bir yeri olduğunu düşünen Costanzo’ya (1992) göre ise bilgisayarlar bir araçtan öte düşünmemizin ve iletişim kanallarımızın açılımını ifade etmektedir. Örneğin, otomobilin ilk icat edildiği dönemlerde toplum tarafından sadece mekanik bir bütün olarak görünen bu araç, günümüzde bir çok sosyal normların göstergesi ve davranışlarımızın etkilendiği toplumsal olgu hâlini almıştır. Dolayısı ile, bilgisayarlar da sosyal normları ve davranışlarımızı etkileyecektir.

Şüphesiz, toplumlar yeni araçları kendi toplumsal ihtiyaç ve değerler sistemlerine uyarlamaktadırlar (Murray, 1991). Bu açıdan, e-okuryazarlığın bilgisayar teknolojilerini araçtan amaca dönüştürmemesi konusunda önemli katkıları olacaktır. Teknoloji kullanımında önemli bir açmaz olan amaç ve araç ikileminin, bu uyarlamaların yanlış algılanması veya yapılamamasından kaynaklandığı düşünülebilir. Bu durumda, elektronik okuryazarlık uygulamalarının da söz konusu sistemlere katılması sağlandığında, bu sürecin amaçtan öte bir araç olarak kullanımını destekleyeceği söylenebilir (Benzer örnekler için Murray, 1988 e bakınız).

Teknoloji, bir çok kişinin vurguladığı gibi tarafsız veya kaçınılmaz bir olgu değildir (Nardi & O’Day, 1999). Teknolojik kararsızlık veya yetersizlik, teknoloji kullanımının sosyal sorumluluklarını tartışacak ve öğrenme ortamlarına uyarlayacak olan eğitimcilerin önünü perdeleyecektir.  Her yeni teknolojik gelişmeye kurtarıcı olarak sarılmak veya doğrudan reddetmek bu kararsızlığın bir sonucudur. Örneğin, bilgisayarların artık bazı otomobillerde kullanılmaya başlandığı düşünüldüğünde, bu durumda araba kullanmak için de bilgisayar okuryazarı olmamız gerekecek mi? Her ne kadar, alanyazında, bilgisayar okuryazarlığı "okuma, yazma ve matematik problemleri çözmek için temel" basamak olarak vurgulansa da (Bitter & Camuse, 1984, p. 262), eğitimciler olarak asıl sorulması gereken soru Andries vam Dam’in 1985 yılında ortaya attığı soruda gizli olabilir:

"Bu [bilgisayar] yüzyılımızın en büyük entelektüel mücadelesidir. Üreticilerin bize vermek istediklerini bekleyecek miyiz? Yoksa, bu teknolojiyi kontrol altına alıp, ihtiyaç duyduğumuz gereksinimleri gidermek konusunda onu kendimiz mi şekillendireceğiz? (McCorduck, 1985, S. 232 den aktarılmıştır)."

Kaynaklar

http://raven.ubalt.edu/staff/kaplan/lit/

http://www.med.govt.nz/pbt/infotech/ictinclusion/ictinclusion-02.html#P27_7816

http://llt.msu.edu/vol4num2/murray/default.html

http://raven.ubalt.edu/staff/kaplan/lit/ Kaplan

Bitter, G. G., & Camuse, R.A. (1984). Using a microcomputer in the classroom.

Reston, VA: Reston Publishing.

Bolter, J. D. (1989). Beyond word processing: The computer as a new writing space. Language & Communication, 9, 129-142.

Bolter, J. D. (1996). Ekphrasis, virtual reality, and the future of writing. In G. Nunberg (Ed.), The future of the book (pp. 253-272). Berkeley, CA: University of California Press.

Costanzo, W. (1992). Reading, writing, and thinking in an age of electronic literacy. In M. C. Tuman, (Ed.), Literacy Online (pp.11-21). Pittsburgh, PA: University of Pittsburgh Press.

Eisenstein, E. L. (1979). The printing press as an agent of change:

Communications and cultural transformations in early-modern Europe. Cambridge: Cambridge University Press.

Foltz, P. W. (1996). Comprehension, coherence, and strategies in hypertext. In J. Rouet, J. Levonen, A. Dillon, & R. J. Spiro., (Eds.), Hypertext and Cognition (pp.109-136). Mahwah, NJ: Lawrance Erlbaum Associates, Inc.

Kellner, D. (2001). New Technologies/New Literacies: Reconstructing Education for the new millennium. International Journal of Technology and Design Education, 11, 67-81.

Kress, G. (1998). Visual and verbal modes of representation in electronically mediated communication: The potentials of new forms of text. In I. Snyder (Ed.), Page to screen: Taking literacy into the electronic era (pp. 53-79). London: Routledge.

Landow, G. P. (1992). Hypertext: The convergence of contemporary critical theory and technology. Baltimore: John Hopkins University Press.

Lanham, R. A. (1993). The electronic word: Democracy, technology, and the arts.

Chicago: University of Chicago Press.

Lemke, J. L. (1998). Metamedia literacy: Transforming meanings and media. In

D. Reinking, M. McKenna, L. Labbo, & R. D. Kieffer (Eds.), Handbook of

Literacy and Technology: Transformations in a Post-Typographic World (pp. 283-301). Hillsdale, NJ: Erlbaum.

McCorduck, P. (1985). The universal machine. New York: McGraw-Hill.

Murray, D. E. (1988). The context of oral and written language: A framework for mode and medium switching. Language in Society, 17, 351-373.

Murray, D. E. (1991). Conversation for action: The computer terminal as medium of communication. Amsterdam: John Benjamins.

McCorduck, P. (1994). How we knew, how we know, how we will know. In C. L.

Selfe & S. Hilligoss (Eds.), Literacy and computers: The complications of teaching and learning with technology (pp. 245-259). New York: Modern Language Association of America.

Murray, D. E. (2001). Changing Technologies, Changing Literacy Communities?

Language Learning & Technology, 4, 2, pp. 43-58

Nardi, B. A., & O'Day, V. L. (1999). Information ecologies: Using technology  with heart. 13 Temmuz 2000 de alınmıştır, from the World Wide Web: http://calterra.com/infoecologies/.

Reinking, D. (1994). Electronic Literacy: Perspectives in reading research. ERIC

Document  (ERIC Document No: ED 371 324).

Reinking, D., McKenna, M., Labbo, L., & Kieffer, R.D. (Eds.). (1997). Literacy  for the 21st century: Technological transformations in a post-typographical world. Mahwah, NJ: Erlbaum.

Shetzer, H., & Warschauer, M. (2000). An electronic literacy approach to network-based language teaching. In M. Warschauer & R. Kern (Eds.), Network-based language teaching: Concepts and practice . New York: Cambridge University Press.

Tuman, M. (1994). Word Perfect: Literacy in the computer age. London & Philadelphia: Falmer.

Winkelmann, C. (1995). Electronic literacy, critical pedagogy, and collaboration: A case for cyborg writing. Computers and Humanities, 99, 431-448.


* Yard.Doç.Dr.; Niğde Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü.

1 E-literacy means having the skills, knowledge and attitudes to use ICT to maximum advantage and to keep upskilling. Optimal levels of access and e-literacy means that a person can contribute more effectively to their own well being and be a more effective worker, entrepreneur, consumer and citizen.

 

 

 

İçindekiler...

 

© T.C. MEB Yayımlar Dairesi Başkanlığı
Teknikokullar, ANKARA
Tel. (312) 2128145
Fax (312) 2124668
med@meb.gov.tr

[ yukarı ]

Arşiv