MİLLİ EĞİTİM DERGİSİ

Sayı 164

Güz  2004


HER ŞİİR KENDİ TOPLUMUNUN ŞARKISINI SÖYLER

Turgut BAĞRIAÇIK



[Walter G. Andrews, Şiirin Sesi, Toplumun Şarkısı -Osmanlı Gazelinde Anlam ve Gelenek- İletişıim Yayınları, İstanbul, 2000, 245 s.]

Divan şıiiri üzerine yurt içi ve yurt dışıında çeşıitli çalışımalar yürütülüyor. Divan şıiirinin anlam dünyasını anlamlandırmaya, bu dünyanın iç ahengini ve işıleyişıini çözümlemeye dönük çalışımalar her düzeydeki okurun ve araşıtırmacının dikkatini çekmektedir. Bu şıiirin yazıldığı dönem için ne ifade ettiği, diğer toplumsal, kültürel ve siyasal olgularla ilişıkisi üzerindeki etkileşıimi vb. konular hâlâ güncelliğini korumaktadır. Divan şıiiri üzerine söz söylemek kolay olmasa gerek. Üstelik bu hususta birbirinden farklı çok önemli iddialar yaklaşıımlar ortadayken. Türk şıiirinin tarihsel akışıı içinde divan şıiirinin yerine ve önemine işıaret eden akademisyenlerin çalışımaları da buna eklenecek olursa bu işıe soyunmak cesaret işıi.

Genelde divan şıiiri, özelde ise ‘gazel geleneği’ kendine has bir yerde durmaktadır. Divan şıiirinin (gazelin) kültür ve gelenekle olan ilişıkisini tespit etmek yeni yapılacak çalışımalara da ışıık tutacaktır. Üstelik divan şıiiri üzerine çalışıma yürütenlerin öncelikle bu şıiirin kültürel kodları üzerine yoğunlaşımayı önceledikleri gözlerden kaçmıyor.

Walter G. Andrews’n ‘Şiirin Sesi, Toplumun Şarkısı’ adlı çalışıması yukarıda bahsettiğimiz kaygıları da dikkate alan ve gazelin Osmanlı toplum ve kültür hayatının bir yansıtıcısı olduğunu kabul ederek oluşıturulmuşı bir eser. Çalışımanın konusunu Osmanlı Dönemi Türkçesiyle söylenmişı gazeller oluşıturmaktadır. Andrews gazellerin tarihine, şıekline ve eleşıtirisine ayrıntılarıyla girmeden, ancak bu noktaları da dikkate alarak divan şıiirine farklı bir perspektifle bakmayı teklif ediyor. Türkçe çeviriye ön söz olarak kaleme aldığı bölümde “Osmanlı şıiirinin Osmanlı toplumuyla birlikte aralıksız olarak değişıtiğine kesinlikle inanıyorum ve bu değişıimin niteliği, hızı ve boyutları bugün hâlâ pek aydınlığa kavuşıturulmuşı değildir.” yargısıyla çalışımasında Osmanlı şıiiri-Osmanlı toplumu arasındaki etkileşıimi ve değişıimi ölçmeye ve anlamaya çalışıtığını görüyoruz. Bu amaçla yola çıktığını ama bunu yeterince yerine getiremediğini ilgili bölümde ifade ediyor Andrews.

Çalışımanın alt başılığını “Osmanlı Gazelinde Anlam ve Gelenek” oluşıturuyor. Andrews bu alt başılığa çalışımanın birinci bölümünde yer vererek gazelin anlamına ve gelenekle olan ilişıkisine değiniyor.

I. bölümde ‘Gazel: Anlam ve Gelenek’ e yer ayıran Andrews’ın divan şıiirine dair genel düşıüncelerine ve tezlerine rastlamaktayız. İleriki bölümlerde yapmışı olduğu çalışımaların ve analizlerin toplu sonucunu burada vererek açıklamaya çalışıır.

İlk bölümde gazelin şıekil özellikleri üzerinde kısaca durarak bilgi verir. Gazelin tarihi ile ilgili kimi temel  noktalara değinen Andrews, şıu temel tezi öne sürer: “Gazel Osmanlı edebiyatının can damarıydı, asırlar boyu şıairlerin alın teri döktükleri, yeteneklerini gösterdikleri temel bir türdü ve Türk kültürünün ezgisinde belli başılı seslerden biriydi.”

İlk bölümde tezini öne süren yazar sonraki sayfalarda savlarını kanıtlama yoluna gider. Özellikle ‘Anlam ve Gelenek’ bu türden tezlerin sıkça tekrarlandığı bir bölüm. Anlam terimi üzerinde  düşıünen yazar kelimenin ne ifade ettiği ve felsefî anlamları üzerinde dikkatlice durur. Andrews’a göre anlam terimi belli bir nesneyi ve fenomeni göstermez. İndirgenemez nitelikte genişı ve karmaşıık bir yapıdır. Anlamı tek bir nesneye ya da fenomene indirgemek zengin çeşıitlilikle dolu bir resmin yalnızca bir parçasını görmek demektir.

Edebî metinleri tek bir anlama indirgemek, onları tek bir mantıkla anlamaya çalışımak o metnin anlam dünyalarını yok etmek demektir. Sanatçının söyledikleriyle bizim okur olarak anladıklarımız farklı olabilir. Bu sebeple bir metni bir veya birkaç anlam dünyasına sıkışıtıramayız. Bu durum sadece okur ile metin arasında değil yazar ile metin arasında da aynı durum söz konusudur. Metin ortaya çıktığı andan itibaren bir göstergedir. Bu gösterge sahibinden bağımsız bir dizi işıaretler dünyasıdır. Dil ile oluşıturulan bu göstergeler dünyası sanatsal bir uğraşıın ürünüdür. Belli bir kişıinin oluşıturduğu bağımsız ve kurgusal bir gerçekliktir. Andrews bu konudaki yaklaşıımını şıu şıekilde ifade ediyor: “Gelgelelim, bu bağımsız gerçeklik aynı zamanda, müellifin gerçekliğinden veya koşıullarından o derece kopar ki, şıiir, o asıl yaratıcının (ki metnin gerçekliğine yabancıdır) konuşımasını temsil etmez olur ve metinsel gerçekliğin parçası olan metin-içi bir müellifin sözleri olarak değerlendirilir.”

Andrews gazellerdeki mahlaslarla bu gerçek şıairlerin tek bir sese indirgenerek anlaşıılmasının yanlışılığına dikkat çeker: “Mahlas, gerçek şıair ile kurgusal ortamlardaki bir karakter olarak şıair arasında mesafe yaratmanın bir yolu olmaktan başıka nedir ki?”

Andrews’ın divan şıiirini yorumlama yolunda diğer önemli yaklaşıımlarının toplandığı kısım ise ‘Gelenek’ bölümüdür. Bu bölümde ‘Divan şıiirini inceleyebilmek için, önce divan şıiir geleneğini bilmek ve anlamak gerekir’ şıeklindeki düşıüncenin bizzat bir metne yaklaşıır gibi ‘geleneğin’ incelenmesi gerektiğini teklif eder. Ona göre bu çalışımanın amacı “... geleneğe -ya da geleneği oluşıturan metinler toplamına- bir metin veya tanımlanabilir metin özellikleri taşııyan bir kendilik olarak bakmaya kalkışıacaktır; böylece bizzat gelenek de, herhangi bir şıiiri yorumladığımız gibi yorumlanabilecektir.” düşıüncesi etrafında gelenek bir kültürün yarattığı şıiir olarak algılanır. Bu düşıünce, sanatın hem çevresini yansıttığını hem de çevresine şıekil verdiğini, gazellerin çevresini yansıtarak kendini üreten geleneğin oluşıumuna da doğrudan etkide bulunduğunun altını çizer.

Çalışımanın ilerleyen bölümlerinde Osmanlı gazelinin şıiir karakterinin ne anlama geldiğini ve nasıl anlamlı olduğu üzerine farklı bakışı açıları gelişıtirilmeye çalışıılmaktadır. Divan şıiirinin yorumlanmasının, hep siyasal bir konu olduğunu, bugün de bu yaklaşıımın hâkim olduğunu söyleyen yazar, bu kabullerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini dile getirir. Özellikle A History of Ottoman Poetry’nin yazarı E.J.W. Gibb’in divan şıiirine bakışıının politik yaklaşıımın gölgesinde kaldığını, bu yaklaşıımın birçok temelsiz varsayıma dayandığını belirtir. Dolayısıyla bu çalışıma, özellikle Gibb gibi divan şıiirini anlamaya çalışıanların görüşılerinin temelsizliğini ve yanlışılıklarını ortaya koymak için de önemli bir işıleve sahiptir. Zaten Andrews da hedefini şıöyle ortaya koyar; “...Osmanlı gazellerinin genellikle kabul edilen özelliklerine, kanıtlarla, kökten farklı bir yorum getirmektir. Bu yorumun temel öncülü şıudur: Osmanlı gazeline ilişıkin ‘herkesin bildiği şıeyler’ eleşıtirel/değerlendirmeci bir bakışı açısından, en hafif tabiriyle ciddî kuşıku uyandıran şıeylerdir.”

Sekiz bölümden oluşıan bu eser (I. Bölüm: Gazel: Anlam ve Gelenek, II. Bölüm: Konuşıma Tarzı: Şiirsel Sözdizim, III. Bölüm: Kelime Seçimi: Şiirin Sözdağarı, IV. Bölüm: Tasavvufun ve Dinin Sesi, V. Bölüm: İktidar ve Otoritenin Sesi, VI. Bölüm: Duygunun Sesi, VII. Bölüm: Gazelin Ekolojisi, VIII. Bölüm: Eleşıtirel Perspektifler) bugüne kadar divan şıiiri hakkında oluşıagelmişı yargılarımızın, yaklaşıımlarımızın ve düşıüncelerimizin tersine ‘herkesin bildiği şıeyler’in dışıında yeni bir bakışı açısı sunmayı hedefliyor. Andrews bunu da şıu şıekilde ifade ediyor: “Bu alana, pek çok ‘yen’i bilgi sunmak gibi bir iddiam yok, elimizin altında bulunan birçok eski olguyu değişıik şıekillerde düzenlemek ve yeniden düzenlemek iddiasındayım; kanımca, bu değişıik şıekiller, Osmanlı toplumu bağlamında Osmanlı gazelinin anlamını daha iyi ve daha doğru olarak gösterecektir.”

Hem divan şıiiri araşıtırmacıları için hem de bugüne kadar divan şıiirine merak ve ilgi duyanlar için divan şıiirine farklı açıdan bakmayı teklif eden bir çalışıma ‘Şiirin Sesi, Toplumun Şarkısı’. Bugüne kadar oluşımuşı olumlu/olumsuz yargıları bir kenara asarak öne sürülen yaklaşıımları anlamaya çalışımak sadece  gazelin Osmanlı toplumundaki yerini değil Türk edebiyatı ve kültürünü daha doğru bir şıekilde anlamaya da yardımcı olacaktır.

 


 

 

İçindekiler...

 

© T.C. MEB Yayımlar Dairesi Başkanlığı
Teknikokullar, ANKARA
Tel. (312) 2128145
Fax (312) 2124668
med@meb.gov.tr

 

[ yukarı ]

Arşiv