MİLLİ EĞİTİM DERGİSİ

Sayı 162

Bahar 2004


ÜSTÜN YETENEKLİ ÖĞRENCİLERİN EĞİTİMİNDE FEN ÖĞRETMENLERİNİN KARŞILAŞTIKLARI TEMEL SORUNLAR

Salih ÇEPNİ*
Murat GÖKDERE*
Ahmet BACANAK*



1. Giriş

Yeteneklilik kavramı birçok egitimci tarafından farklı tanımlanmıs ve farklı parametrelerle açıklanmaya çalısılmıstır. Yeteneklilik ortalamanın üzerinde bir kabiliyet, yaratıcı düsünme ve görev sorumlulugunun bileskesidir. Üstün yetenekli çocuklar, yukarıda belirtilen üç özellik dizisine ve bunları gelistirebilecek yeterlik ve potansiyele sahiptirler. Üstün yetenekli bir ögrencide bu üç özelligin de mutlaka bulunması gerekmektedir. Bu çocuklar normal programlar yolu ile saglanamayan genis kapsamlı egitim olanakları ve hizmetlerine gereksinim duyarlar. Yetenekli bir kisinin bu yeteneginin farkında olması kisinin performansında etkili bir faktördür.1 Ayrıca, kiside var olan yetenekler o kisinin yasamı boyunca kademeli olarak ortaya çıkmaktadır.2 Kiside var olan bu üstün yetenekler kisinin hayatını kolaylastırır, daha güvenilir, daha saglıklı, daha etkin olmasını saglar ve kisiyi yüksek seviyede beceri gerektiren konumlara götürür.3

Fen alanında yetenekli ögrencilerde temel olarak 10 niteligin olması gerekmektedir. Bunlar: yüksek sözlü kabiliyet, üstün nicel yetenek, üstün bir hafıza, nasıl çalısılır düsüncesine yogun bir ilgi, özgürlük, meraklılık, fen alanına ilgi, ilgi alanının genisligi, ayrıcı düsünce de ustalık ve benzer düsüncelerde yetenekliliktir.4

Kisinin yetenegini etkin bir biçimde kullanması bireydeki yeteneklerin sistemli ve programlı bir sekilde gelistirilmesinin geregini ortaya çıkarmaktadır.5 Genelde yetenekli çocuklar yetenekten kaynaklanan yaratıcılık potansiyellerini gelistirmek için özel durumlara ihtiyaç duyarlar (3). Ögretmenlerin sınıf içerisindeki yaratıcılık konusunda felsefî güçlükler yasayabilecegi, yaratıcı ve yetenekli ögrencilerin horlandıkları, alaya alındıkları ve uygun tesvikten yoksun kaldıkları bilinmektedir. Ögretmenlerin üstün zekâlı ögrencilerin hep basarılı olacaklarını düsünmeleri, ögrencilerin gelisiminde olumsuz bir etkiye sahip olmaktadır. Ayrıca, üstün zekâlı ögrenciler, kendi baslarına basarabileceklerini düsünerek ögretmenlerini dikkate almamaktadırlar.6 Ögretmen ve ögrencilerden kaynaklanan bütün bu problemler yetenekli ögrencilerin gelisim sürecini olumsuz yönde etkileyebilir.7

Bazı ülkelerde  üstün yetenekli çocuklara yönelik yetenek gelistirme çalısmaları köklü bir geçmise sahip olmasına ragmen, ülkemiz bu tür çalısmalarda oldukça geç kalmıstır. Bu ülkelerde yetenekli ögrencilerin egitim-ögretimleri için zenginlestirme modelleri hazırlanmakta ve uygulanmaktadır. Bunlardan literatürde sıkça rastlanılan bazıları; özerk ögrenme modeli8, üç asamalı  zenginlestirme modeli9 ve LES (Learning Enrichment Service) modeli10 örnek olarak verilebilir.

Ülkemizdeki bu tür çalısmalar daha çok bireysel olarak yürütülmüstür. 1960’lı yıllarda  özel üst sınıfların açılması ile üstün yetenekli ögrencilerin egitimi daha kapsamlı olarak ele alınmıs fakat uygulamada karsılasılan bazı problemlerden dolayı uygulamadan vazgeçilmistir. 1980’li yıllarda konu tekrar gündeme alınmıs ve projeler gelistirilmistir. Bu projeler yardımı ile 1993 yılında Ankara, istanbul, izmir, Denizli ve Bayburt illerinde Bilim Sanat merkezleri adı altında yetenek gelistirme merkezleri kurulmustur. fiu anda ülkemizde Milli Egitim Bakanlıgı bünyesinde, ögrenci kabul edebilen Bayburt, Sinop, izmir, Tekirdag ve Bursa illerinde Bilim Sanat merkezleri  mevcuttur. 2000 yılında çalısmalarına baslanan Trabzon Bilim Sanat merkezi de 2001 yılında faaliyetlerine baslamıstır.11 Bununla birlikte son yıllarda bir çok ilde Bilim Sanat merkezleri açılması ve bir çok ilde de buna benzer faaliyetlerin baslaması konunun önemini bir kat daha artırmıstır.

Ögretme-ögrenme sürecinde ögretmenden daha önemli bir faktör olmadıgı bir çok arastırmacı tarafından dile getirilmistir.12, 13 Yetenekli ögrencilerin egitiminde ögretmenin rolü, ögrencinin tıpkı bir bilim adamı gibi çalısmasını, sorgulamasını, gözlemlemesini, çözümlemesini, test etmesini ve son olarak cevap bulmasını saglayan bir tarzda olmalıdır.14 Ayrıca üstün zekâlı ögrencilere fen alanında ders verecek ögretmenler dersin degisik anlarında bir model, deger egitimcisi, ilgi uyandırıcı ve fonksiyonel degerlendirici rollerine girebilmelidirler.15 Literatürde bir çok ögretmen profiline rastlanmasına ragmen genel olarak üstün yetenekli ögrencilerin ögretmenlerinin ideal profilleri; konu alanında yeterlilik, genis ilgi alanı, ögrencilerin özelliklerine ve yasam biçimlerine örnek teskil edebilme, ögrencileri yüksek düzeyde ögrenmeye tesvik edebilme, ilgi alanlarına ve bagımsız çalısmalara tesvik edebilme, esnek düsünebilme, hosgörürlük ve tarafsızlık gibi özelliklerinden olusmaktadır.16, 17

Gerçek problemler ancak problemin yasandıgı ortamlarda tespit edilebilir.18, 19 Bunun tersi durumda ise  sadece sanal problemler üretilir ve sanal çözüm önerileri ile etkili ögretimden ziyade ancak sanal ögretim gerçeklestirilebilir. Bu yüzden Bilim Sanat merkezlerindeki  fen ögretmenlerinin ögretim sürecinde karsılastıkları problemlerin ögrenim ortamında, yani Bilim Sanat merkezlerinde tespit edilmesi gerekmektedir.

2. Amaç

Bu çalısma, temel olarak üstün yetenekli ögrencilerin egitiminde fen ögretmenlerinin karsılastıkları problemleri belirlemek amacıyla planlanmıstır.

3. Yöntem

Bu çalısmada, özel durum çalısması yöntemi kullanıldı. Çalısmanın verileri anket ve mülâkat teknikleri kullanılarak elde edildi. Bu amaçla, 2001-2002 egitim ögretim yılının bahar döneminde Trabzon, Bayburt ve Sinop illerinde bulunan Bilim Sanat merkezlerine arastırma gezileri düzenlendi. Bu üç Bilim Sanat merkezinde görev yapan toplam 10 fen (Fizik, Kimya ve Biyoloji) ögretmeni ile yarı yapılandırılmıs mülâkatlar yürütüldü. Mülâkatlarda ögretmenlere üstün yetenekli ögrencilerin egitimine bakıslarını, ders sürecinde kullandıkları yöntemleri, karsılastıkları problemleri ve arastırmacılardan beklentilerini ortaya çıkarmak için 9 soru yöneltildi. Mülâkatta sorulan sorular ve elde edilen detaylı veriler bulgular bölümünde verilmistir. Ögretmenlerin sorulara verdikleri cevaplar, farklı ögretmen fikirleri içeren cevaplar için ayrı ayrı, belirli sayıda ögretmenin fikir birligi içinde oldukları cevaplar için ise birlestirilerek sunulmustur. Ayrıca, örneklemde yer alan fen ögretmenlerinin profillerini ortaya çıkarmayı amaçlayan 5 maddelik profil anketi olusturuldu ve uygulandı.

4. Bulgular

Bulgular genel olarak iki kısımda incelendi. Birinci kısımda, ögretmenlerin profillerini ortaya çıkarma amacıyla uygulanan profil anketinin sonuçları tablo hâlinde verildi. ikinci kısımda ise ögretmenlerle gerçeklestirilen yarı yapılandırılmıs mülâkatlardan elde edilen sonuçlar her soru için  tablolar  hâlinde veya % degerlerle ifade edildi.

4.1.  Anket  formundan elde edilen bulgular

Ögretmenlere uygulanan profil anketinden elde edilen veriler Tablo 1’de verilmistir. Bu tabloda ve bundan sonraki asamalarda ögretmenler harflerle sembolize edilmistir.

Tablo 1: Bayburt, Sinop ve  Trabzon illerindeki  Bilim Sanat Merkezlerinde Görev Yapan Fen Ögretmenlerinin Profilleri

Tablo 1’de de görüldügü gibi ögretmenler farklı özelliklere sahip olmalarına ragmen çogunlukla 2-10 yıllık tecrübeye sahip ve % 80’i ögretmenlik programı mezunudur.

4.2. Mülâkatlardan Elde Edilen Bulgular

4.2.1. Ögretmen Mülâkat Verileri

Soru 1. “En iyi ögrenme sizce nasıl gerçeklesir?” sorusu her ögretmenin birden fazla yöntem belirtmesi nedeni ile verilen cevaplarda yer alan ögrenme sekilleri tablolastırılmıs ve her ögretmenin verdigi cevaplar (x) isareti ile Tablo 2’de belirtilmistir.

Tablo 2: En iyi ögrenmenin nasıl gerçeklesebilecegi sorusuna verilen cevapların dagılımı

Tablo 2’de de görüldügü gibi ögretmenler grup çalısması (% 60) ve yaparak yasayarak ögrenme (% 60) ile ögrenmenin daha etkili olacagı konularında hemfikirdirler.

Soru 2. “Bir fen ögretmeni olarak  Bilim Sanat merkezindeki egitim ögretim sürecindeki rolünüzü nasıl tanımlarsınız?” sorusuna ögretmenlerin büyük bir kısmı “yol gösterici”, “rehber”, “destekleyici” ve “arastırmacı” gibi kısa cevaplar vermislerdir. Sadece bir ögretmen  Bilim Sanat merkezindeki rolünü “Ögrenciye bilgi veren ve rehberlik yapan, ufkunu genisleten ögretici” olarak genis bir tanım yapmıstır.

Soru 3. “Bilim Sanat merkezinde görev almadan önce çekinceleriniz bulunuyor muydu?” sorusuna ögretmenlerin % 50’si Bilim Sanat merkezlerine gelirken ögrencilerin fazla zeki olması, sehrin yabancı olması gibi nedenlerden dolayı korkuya kapıldıklarını ifade etmislerdir. Geriye kalan ögretmenler ise bu göreve baslarken olumlu yönde beklentiler ile yola çıktıklarını dile getirmislerdir.

Soru 4.“Fen derslerinde geçerli ögrenme metotlarından hangilerini kullanıyorsunuz veya ileride kullanmayı düsünüyorsunuz?” sorusuna ögretmenlerin verdikleri cevaplar Tablo 3’te gösterilmistir.


Tablo 3’te ögretmenler ders içinde farklı yöntemler kullanmalarına ragmen, hepsinin ortak olarak kullandıkları yöntem olarak deney-gözlem (% 100) karsımıza çıkmaktadır.

Soru 5. ”Modern ögrenme teorilerini derslerinizde  kullanıyor musunuz  veya ilerde kullanmayı düsünüyor musunuz?” sorusuna bir ögretmen kullanıyorum derken, bes ögretmen bu konuda bilgisi olmadıgını, dört ögretmen de az bilgi sahibi olduklarını fakat pratikte bunlardan  faydalanamadıklarını belirtmislerdir.

Soru 6. “Ders içi degerlendirmeyi nasıl yapıyorsunuz veya yapmayı planlıyorsunuz?” sorusuna ögretmenlerin büyük kısmı “Ögrencilerden konu ile ilgili degisik örnekler ve anladıklarını kendi cümleleri ile yazmalarını isteyerek, deney raporlarını kontrol ederek, sözlü olarak, düsünmeye sevk ederek, niçin ve nedenli sorular sorarak, yazılı ve sözlü küçük sınavlar yaparak” degerlendirme yaptıklarını dile getirmislerdir.

Soru 7. “Bilim Sanat merkezindeki çalısmalarınızda size en faydalı kaynaklar nelerdir veya nelerin faydalı olacagını düsünüyorsunuz?”sorusuna üniversitede kullandıgımız ders kitapları ve defterleri, hazır program CD’leri, laboratuvar kitapları, bilim-teknik dergileri cevapları alınmıstır.

Soru 8. “Bilim Sanat merkezlerinde görev yaptıgınız süre içerisinde karsılastıgınız en belli baslı problemler nelerdir?” sorusuna ögretmenler, a) hitap edilen ögrencileri tam olarak tanımamaları, b) yeni ögrenme modelleri ile ilgili bilgi eksikligi, c) müfredatın tam belli olmaması, d) soru sorma teknikleri, ölçme ve degerlendirmede tam kriterlerin belli olmaması, e) proje konusu belirleme, plânlama ve yürütme, f) akademik düzeyde destek, g) yabancı dil problemlerinden dolayı yabancı dildeki materyallerden faydalanma konularında  sıkıntılarını dile getirmislerdir.

Soru 9. “Arastırmacılardan beklentileriniz nelerdir?” sorusuna cevap olarak, a) proje konusu belirleme, plânlama ve yürütme konularında kurslar, b) üniversitelerle baglantı, c) üstün yeteneklilerde fen egitimi içerikli kurslar, d) eksik oldugumuz konularda kaynak yardımı, e) danısmanlık hizmeti, f) laboratuar yaklasımlarını tanıtıcı ve laboratuar  becerilerini gelistirici kurslar, g) ögretmenleri akademik çalısmaya tesvik ve h) ögretim teorileri konusunda etkinlik içeren kurslar gibi alanlarda yardımlar beklediklerini dile getirmislerdir.

5. Sonuçlar

Merkezler için ögretmen seçiminin Millî Egitim Bakanlıgı tarafından yayınlanan yönergede net olarak açıklanmaması nedeni ile bu konuda farklı uygulamalarla karsılasılmıstır. Bilim Sanat merkezlerinde görev yapan ögretmenler genelde ögretmenlik programı mezunu, 2-10 yıllık meslekî tecrübeye sahiptirler. Bu merkezlerde ögretmenler brans ögretmenlerinin sayısındaki yetersizlik nedeni ile belli bir yas grubuna degil, normal okullarda 4-10. sınıflardaki ögrencilerin tümüne egitim vermektedirler.

En iyi ögrenmenin nasıl olacagı konusunda örneklemdeki ögretmenler oldukça farklı fikirlere sahip olmalarına ragmen, genel olarak ögretmenler grup çalısması (% 60 oranında bir fikir birligi vardır) ve deney yolu ile yaparak yasayarak ögrenmenin (% 60 oranında bir fikir birligi vardır) daha etkili olacagı fikrinde birlesmektedirler. Ögretmenlerin büyük çogunlugu Bilim Sanat merkezindeki rollerini rehber, yol gösterici ve arastırmacı olarak tanımlamıslardır. Bununla birlikte yetenekli ögrencilerin egitim sürecinde  bir ögretmen kendisinin ögrenciler için bir model, bir degerlendirici ve bir deger egitimcisi oldugunun farkında olması gerekmektedir.20, 21 Fen ögretmenlerinin ders içerisinde birden fazla ögretme metodu kullandıkları, fakat meslekî tecrübeye göre  agırlıklı olarak deney-gözlem, gösteri, soru-tartısma ve tümevarım-tümdengelim yöntemlerini tercih ettikleri belirlenmistir. Bu sonuçlar ilgili literatürle uyum göstermektedir.22

Ögretmenlerin modern ögretim teorilerini tam olarak bilmedikleri dolayısıyla da bu teorileri derslerinde uygulayamadıkları görülmektedir. Çepni ve dig. (2001) normal okullardaki ögretmenlerinde modern ögretim teorileri ile ilgili fazla bilgilerinin bulunmaması nedeni ile ders içinde gerekli uygulamaları yapamadıklarını ifade etmislerdir.23

Ögretmenler ders içi degerlendirmelerinde kisisel tercihlerine göre farklı yöntemler kullanmaktadırlar. Bu yöntemler belli bir ölçüte dayanmaktan ziyade kisilerin bireysel tecrübeleri ile ortaya çıkmıs yöntemlerdir. Oysaki ölçme-degerlendirme tekniklerinin belirli standartlara baglı olması ölçme-degerlendirmenin etkinligini arttıran bir unsurdur.24 Ögretmenler genellikle üniversite ders kitaplarını, ders notlarını ve TÜBiTAK yayınlarını kaynak olarak kullanmaktadırlar. Bilim Sanat merkezinde görev yapan fen ögretmenleri aynen normal okullardaki ögretmenler gibi internet ortamından  ve egitim teknolojilerinden kaynak olarak verimli bir sekilde faydalanamamaktadırlar.25 Ögretmenlerin bir çogu yabancı dil sorunundan dolayı bu alandaki gelismeleri takip edememektedirler.

Ögretmenler laboratuar yaklasımları, laboratuar  becerileri, danısmanlık ve arastırma, proje planlama ve yürütme gibi eksik oldukları bazı konularda uzmanların yardımlarını beklemektedirler.

6. Öneriler

•  Üstün yetenekli ögrencilerin egitiminde görev alacak ögretmenlerin mezuniyet akademik ortalaması ögretmen seçiminde dikkate alınmalıdır. Ayrıca, bu ögretmenlerin  belli bir yas sınırını geçmemis olmasına ve ögrencilerin zihinsel gelisimlerine hitap edebilecek düzeyde olmasına dikkat edilmelidir. Bu merkezlerdeki ögretmen sayıları arttırılarak, ögretmenler belirli yas grubundaki ögrencilerin yeteneklerini gelistirmeye yönlendirilmelidirler. Bununla birlikte, Bilim Sanat merkezindeki fen ögretmenleri lisansüstü egitim yapmaya tesvik edilmeli ve bu konuda onlara kolaylıklar saglanmalıdır.

•    Yeteneklilik kavramı ve yetenek gelistirme programlarının amaçları ögretmenlere detaylı olarak anlatılmalı ve ögretmenlerin bu süreçteki rollerinin klâsik okullardakinden farklı oldugu bilincine sahip olmaları saglanmalıdır.26

•    Farklı branslardaki ögretmenlerin ögrencilere proje çalısmaları esnasındaki rollerini etkili bir sekilde yapabilmeleri için Fizik, Kimya ve Biyoloji alanlarında laboratuar becerisi ve  laboratuar yaklasımları konularında kurslar düzenlenmelidir.

•    Modern ögretim teorileri, özellikle Ausebel, Gagne, Bruner, Piaget ve Kelly’nin yaklasımları ögretmenlere tanıtılmalı ve ders esnasında kullanmaya tesvik edilmelidirler.27

•    Ögretmenlere üstün  yetenekli ögrencilerde ölçme-degerlendirme yöntemleri  ve üstün yetenekli ögrenciler için soru sorma teknikleri konusunda seminerler verilmeli ve yetenekli ögrenciler için sorular hazırlanılırken ögretmenlerin düsünce anahtarları, soru matriksi ve Bloom taksonomisi gibi tekniklerden faydalanmaları saglanmalıdır.28

•     Dünyada uygulanan yetenek gelistirme modelleri ögretmenlere detaylı olarak tanıtılmalıdır.

•    Bilim Sanat merkezlerinin amacında da önemli bir yer tutan  proje hazırlama basamakları ögretmenlere örnek etkinliklerle tanıtılmadır.

•    Ögretmenlerin üstün yetenekli ögrencilerin egitimi ile ilgili yurtdısında yayınlanan süreli yayınlara ve internet sitelerine nasıl ulasabilecekleri konusu uygulamalı bir kurs ile ögretmenlere  verilmelidir.

•    Bu çalısma diger Bilim Sanat merkezinde görev yapan  fen ögretmenleri veya diger branslardaki ögretmenler içinde yürütülmelidir.

 

 


 

KTÜ Fatih Egitim Fakültesi, ilkögretim Bölümü, Fen Bilgisi Egitimi Ana Bilim Dalı, Trabzon.

1    Renzulli, J.S., & Reis, S, M., (1985). The Schoolwide Enrichment Model : A Comprehensive Plan For Educational Excellence. Mansfield Center , CT: Creative Learning Press.

2          Csikszentmihaly, M., & Robinson, R.E., (1986). Culture, Time and The Development Of Talent. In R.J. Steinberg & J.E.Davidson (eds), Conceptions of Giftedness. New York: Cambridge University Press

3    Feldhussen (1986)  A Conception of Giftedness: Conception of Giftedness. In RJ. Steinberg, J.E Davidson (Eds), Conception of Giftedness. New York: Cambridge University press.

4    Hoover. M.S., (1989) The Purdue Three-Stage Enrichment Model As Applied To Elementary Science For The Gifted. School Science and Mathematics v. 89 (3) pp. 244-250.

5    Renzulli.J.S.,( 1999) What Is Thing Called Giftedness and How Do We Develop It? A twenty- Five Year Perspective. Journal for the Education of Gifted, 23 (1), 3-54.

6    Diezmann.C. M., and Watters.J.J., The Difficulties of A Young Gifted Child: Lessons From History”, The Australian Association For The Education Of The Gifted and Talented. Proceedings From The National Conference in Adelaide, South Australia, 1996.

7    Sisk. D., “Creative Teaching of Gifted”, Mc Grav-Hill Book Company, 1987.

8    Betts, G., “The Autonomous Learner For The Gifted and Talented”, In J.S. Renzulli(Ed). System and Models For Developing Programs For The Gifted and Talented (pp 27-56) Mansfield Center, CT: Creative Learning Press, 1986.

9    Feldhussen, J., & Kolloff , P.B, “The Purdue Three-Stage Enrichment Model For Gifted  Education At The Elementary Level”, In J.S. Renzulli (ed) System and Models For Developing Programs  For The Gifted And Talented. (pp 27-56), Mansfield Center, CT: Creative Learning Press, 1986.

10  Clifford. J.A., Runions. T., & Smyth. E., “The Learning Enrichment Service (LES): A Participatory Model For Gifted Adolescents”, In J.S. Renzulli (ed). System and Models For Developing Programs For The Gifted and Talented. (pp 27-56), Mansfield Center, CT: Creative Learning Press, 1986.

11  Rapor, Bayburt Bilim Sanat Merkezi Dokümanı, 2001.

12  Çepni, S., Akdeniz, A. R., “Fizik Ögretmenlerinin Yetifltirilmesine Yeni Bir Yaklaflım”, H.Ü. Egitim Fakültesi Dergisi, sayı 12. 1996. sy. 221-226.

13  Kavcar. N., “Nitelikli Ögretmen Sorunu”, D.E.Ü. Buca Egitim Fakültesi  Dergisi, Özel sayısı, 11. 1999, s.1-13.

14  Sherwood. M., “Preservice Teachers’ Attitudes and Awareness Of Gifted Learning Disabled Pre-Schoolers”, The Australian Association For The Education Of The Gifted and Talented, Proceedings From The National Conference in Adelaide, South Australia, 1996.

15  Kampfer. H.S., Horvart.S.L.,  Keleinert. L. H., and Kearns. J.F., “Teachers’ Perceptions of One State’s Alternate Assessment Implications for Practice and Preparation”. Exceptional Children, V. 67, No.3, 2001, pp. 361-374.

16  Jordan. E.T., “The Exceptional Child”, Charles E. Merrill  Books Inc., Columbus. Ohio, 1962.

17  Sisk, a.g.e, 1987.

18  Cohen. L., Manion. L., “Research Methods in Education”, New York: Routledge, 1989

19  Price, J N., “Action Research, Pedagogy and Change: The Transformative Potential Of Action Research In Pre-Service Teacher Education”, Journal of Curriculum Studies, vol. 33, no. 1, 2001, pp. 43–74.

20  Kampfer, Horvart,  Keleinert, and Kearns, a.g.e, 2001.

21  Sisk, a.g.e, 1987.

22  Azar. A., Çepni, S., “Fizik Ögretmenlerinin Kullandıkları Ögretim Tekniklerinin Mesleki Deneyimlerine Göre Degiflimi”, Hacettepe Üniversitesi Egitim Fakültesi Dergisi, vol. 16-17, 1999, p: 24-33.

23  Çepni, S., fian, M. H., Gökdere, M.& Küçük, M., “Fen Bilgisi Ögretiminde Zihinde Yapılama Kuramına Uygun 7 E Modeline Göre Örnek Etkinlik Gelifltirme”, Yeni Bin Yılın Baflında Fen Bilimleri Egitimi Sempozyumu, Eylül 2001, Maltepe, istanbul.

24  Angelo. A., & Cross. K.P., “A Handbook for College Teachers: Classroom Assessment Techniques”, Second Edition, San Francico: Jossey-Bass Inc., Publishers, 1993.

25  Hamurcu, H., “Fen Bilgisi Ögretiminde Teknoloji Kullanımı”, D.E.Ü. Nasıl Bir Egitim Sistemi, Güncel Uygulamalar ve Gelecege iliflkin Öneriler Egitim Bilimleri Sempozyumu Kitabı, 1997 s: 273-282.

26  Sisk, a.g.e, 1987.

27  Colette, A.T. and Chiappetta, E.L. “Science Instruction  In The Middle and Secondary  School”, America; Merrill Publishing Company, 1989.

28  Painter. J., “Questioning Techniques for Gifted Students”, The Australian Association For The Education Of The Gifted and Talented, Proceedings From The National Conference In Adelaide, South Australia, 1996,  p:254-260

 

 

İçindekiler...

 

© T.C. MEB Yayımlar Dairesi Başkanlığı
Teknikokullar, ANKARA
Tel. (312) 2128145
Fax (312) 2124668
med@meb.gov.tr

 

[ yukarı ]

Arşiv